2 Aralık 2014 Salı

Pazartesi Sendromu mu



Pazartesi günleri her insan açısından sıkıntılı bir gündür. Bir pazar tatilinin ardından işbaşı yapmak her daim can sıkıntısı olur bizlere. Pazartesi gününü bu monotonluktan kurtarmanın tek çıkış yolu o gün Trabzonspor'un maçının olmasıdır. Hele hele geçtiğimiz haftasonu Galatasaray'ı İstanbul'da farklı galip etmiş, haftaiçi Avrupa kupaları grup maçlarında bitime 1 hafta kala üst tura çıkmış bir Trabzonspor var ise o pazartesi günü insana mutluluk veren cinsten olur.

Ligdeki yabancı sınırlamasından ötürü ligde ve Avrupa maçlarında farklı isimlerin görev yapması bizlere farklı oyun tarzı yansıtmıyor. Takıma kim girse üzerine düşen görevi layıkıyla yapıyor ve mücadele azmini izlerken görebiliyoruz.

Gençlerbirliği karşısında daha ilk yarıdan 3-0 lık bir skora sahip olan bir Trabzonspor'a şahit olduktan sonra o sıkıntılı maç takip etme günlerin ne kadar insan ömründen aldığının farkına varmış olduk. İkinci yarıda fark olmasına rağmen Ersun hocanın defansif özellikli oyuncuyu çıkarıp yerine forvet özellikli oyuncuyu sokması ve maç anında sürekli olarak ileri yönlü oynanmasını istemesi taraftarın ruhuna sahip bir adamın saha kenarında olmasının yansıması şeklindeydi.

Trabzonspor sahadan 4-1 lik skor ile ayrılırken Cardozo yaptığı hattrick ile maçın adamı oldu. Ayrıca Trabzonspor kendi rekoru olan koşu mesafesini de 116 km çıkararak saha içindeki mücadelenin ne denli etkili olduğunu gösterdi.

Yoğun bir maç temposu bekleyen Trabzonspor'un önünde Türkiye kupası grup maçlarının ardından ligin göze hoş futbol oynayan ve şuan lider konumda bulunan Beşiktaş mücadelesi sabırsızlıkla bekleniyor.