Zapals.com
Türkiye de şike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye de şike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2014 Salı

Geçersiz maç



3 Temmuzda ortaya çıkan şike sürecinden sonra ligde dahi bulunmaması gereken takımla mücadele etmenin vermiş olduğu adaletsizliğin yaşandığı Türkiye liginde Trabzonspor Fenerbahçeyi ağırladı.

Maç öncesi Trabzon'da spor kompleksine günümüz cumhurbaşkanı, dönemin başbakanı olan Tayyip Erdoğan'ın isminin verilmesine itiraz eden binlerce Trabzonsporlunun temiz futbol eylemine şahit olduk. Kendisi şike sürecinin en önemli isimlerinden biri olan ve Fenerbahçe taraftarı olarak bilinen bir kişinin Trabzon büyükşehir belediyesinin yalakalığının neticesiyle Trabzon'da yer alan spor kompleksine ismi verildi. Bu durum karşısında Trabzonspor taraftarı sosyal medyadan sonra Trabzon meydanda da buna tepkisini göstermekten geri kalmadı.

Bu maçta futboldan daha önemli konuşulacak konular var aslında. 3 yıldır bulunmaması gereken bir ligde mücadele veren bir kulüp var. Suçluluğu bir çok karar mercii tarafından onandığı halde Türkiye Futbol Fenerasyonunun görevlerini ihmali sonucunda böyle bir durumla karşı karşıyayız. Geçen yıl ki maçın ardından bu yıl da bir tepki verilmesi beklenirken Trabzonspor taraftarının önüne uğraşacak o kadar çok şey sunuyorlarki amaç halkın şikeyi unutup farklı konulara yönelmesini sağlamak. Bu konuda başarılı oldukları kanısındayım. Ama şunu da iyi bilmeliler ki bir grup Trabzonspor taraftarı bunu asla unutmayacak ve her daim peşinde olacaklar bu davanın.

Maç konuşmak istemiyordum ama hocam uzun top nedir ya.

13 Eylül 2012 Perşembe

Namuslu - Namussuz



Ali Rıza Bey, kendi halinde dürüst ve namuslu bir mutemettir. Bu nedenle çevresinde hor görülmektedir. Birgün, işyerine ait yüklü miktarda bir parayı çaldırır. Ancak, ne yaparsa yapsın, parayı çaldırdığına kimseyi inandıramaz. Parayı Ali Rıza Bey'in çaldığına inanan herkes, onun etrafında pervane olmaya başlar.

Filmin konusundan da anlaşılacağı gibi namusu ile yaşarken insanların pek itibar göstermediği bir şahıs iken belli bir parayı çaldırtıkdan sonra insanların onun numara yapıp parayı çaldığını zannettikten sonra ki itibarının artışı söz konusu.

Günümüzde ise 3 Temmuz dan itibaren yaşanan şike süreci de bu filmin konusundan aşağı kalır bir yanı yok.

Belgeler ile şike yaptığı ispatlanan, bu olaydan ötürü ceza alıp mahkum olan insanlar el üstünde tutulup, hemen hemen hergün lehine haberler yapılır.

Çalınmış olan hakkını geri isteyen, gerekli mercilere başvuran insan ise hor görülür bir halde.

Evet bir tuhaflık söz konusu di mi?

Tam tersi bir olay olması gerekiyordu aslında ama artık düzen değişti. Paranın gücü hakim oldu.

Para adaletin yönünü değiştirdi, haksızı baştacı yaptı, hırsızı önder yaptı.

Ülke liderlerinin bile bu düzensizlik içinde rol aldığını düşündüğümüzde diyecek tek şey var Allah haklının yanında ve yardımcısı olsun.

Şüphesiz ki Allah (c.c), size adâleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder;

19 Nisan 2012 Perşembe

Menfaatler mi Ahlaki değerler mi ?



Türkiye 3 Temmuz tarihinden bugüne bir şike süreci içerisinde bulunmakta.

Devletin bazı organları tarafından yürütülen operasyonlar sonucu görüntü, ses ve yazılı belgeler elde edilmiş.

Bu belgeler eşliğinde Türkiye Süper liginde bazı takımların üst düzey yetkilileri maçlara etki edecek olaylar içinde yer almışlar.

Hazırlanan belgelerin medya ile paylaşılmasından sonra herkes o süreçte yaşananları okuyup bilgi sahibi olmuştur.

Kişilerin kendi aralarında ki sms leri, telefon görüşmelerinin kayıtlarının bulunduğu belgeleri okurken bazen ağızlarından çıkan sözlere insanın inanası bile gelmiyor.

Durum apaçık ortada iken bazı gerçekleri kabullenmemek ise anlam verilemeyen başka bir konu.

Bir insan benim verdiğim değere bir olguya küfür ediyorsa o insanın benim gözümde artık hiçbir değeri yoktur.

Çıkan belgelerde "Sikerim böyle Fenerbahçeyi" diyen bir şahsiyetin peşinden o külübe gönül vermiş insanların halen o kişiyi savunmaları hiçbir gerekçe ile açıklanamaz.

Ortada yapılan bir ahlaksız var ama bu ahlaksızlığı savunan onlarca insan var.

Kendi menfaatleri için ahlaki değerlerinden vazgeçmiş insanlar görüyoruz her gün ekranlarda.

En son sahada yaşanan ırkçlık olayında bile sırf kendi takımı oyuncusu olayın içinde olduğu için ırkçılığı haklı nedenlere bağlamak isteyen insanlar gördük.

Türk insanı belli bir ahlaka sahipti. İyinin, adaletin yanında olmasını beklediğimiz insanımız kötüyü kendi ahlaki değerlerini hiçe sayarak savunmaya başlar hale gelmiş.

Bu süreç insanların gerçek yüzlerini göstermesi açısından da etkili olmuştur.