23 Ekim 2014 Perşembe

Ötekileştirdikleriniz



Trabzonspor ülke puanına son yıllarda en çok katkısı olan takım olarak ön plana çıkmaktadır. Peki kendi ülkesinde hak ettiği değer veriliyor mu kendisine isterseniz bir göz atalım.

2010 - 2011 sezonunda şike yaptığı tüm mercilerce kanıtlanan takımdan halen hakkı olan şampiyonluğunun teslim edilmemesi. Tabi ki tek bir satırla anlatamayız bu olayı daha öncede bunun mücadelesini bir çok yazımda kaleme almıştım.

Tarih 18 Ekim Trabzonspor Cska deplasmanı için Rusya'ya giderken o zamanın ulusal gazetelerinden biri Cska Moskava'nın tur şansından bahsediyordu kendi takımı yerine ve ulusal gazeteler Trabzonspor'un mağlubiyeti için "Dondu kaldı" yazarken İstanbul takımları için "Donduk kaldık" şeklinde başlık atmaktan çekinmiyorlar.

Tarih 7 Aralık 2011. Trabzonspor Şampiyonlar liginde bir üst tura kalma mücadelesi verirken Türkiye Futbol Federasyonun bu durum pek hoşuna gitmiyor ki anlaşılan derbi diye nitelendirdikleri ama sadece kendi ülkesinde izlenen maçı aynı güne vermesi tesadüf bir durum olamaz.



Yıl 2014 yine Trabzonspor Avrupa sahnesinde ve yine hak ettiği değer verilmiyor bir türlü. Peki ne yaptı Trabzonspor bu ülke medyasına veya futbol kurumlarına. Tek suçu avrupa maçlarında başarılı sonuçlar elde edip o arenada gün geçtikçe başarılı performans sergilemesi mi suç. Nedir söyleyin bilelim yani.



Evet Trabzonspor bir Avrupa mücadelesinden daha 3 puan alarak sahadan ayrıldı ve büyük ihtimal yine gruptan çıkıp adını bir üst tura yazdıracak ve evet yine siz bunu gör(eme)mezlikten geleceksiniz. Ne diyelim size at gözlüklerinizle nice yıllar dileriz.



19 Ekim 2014 Pazar

Kafalar sağlam



Yine bir milli ! takım arasından daha dönmüş bulunmaktayız. Futbolcularımız ligde alınan kötü sonuçların oluşturduğu psikolojiyi yenmiştir umudunu taşıyarak beklediğimiz bir lig maçı geldi çattı. Son haftaların en formda ekibi olan Mersin karşısında eksik oyuncuların bulunması nedeniyle ideale en yakın kadro sürdü Vahid hoca sahaya.

Revire dönen takımımıza bir eksik daha katıldı ilk yarının son dakikalarında Mustafa Akbaş ile. İlk yarısı 0-0 biten maçın ikinci yarısında oyuna daha fazla hakim olan takımımız golü de erken buldu. Rakibin 10 kişi kalması ile aradaki farkın daha da açılacağı düşüncesi hakim iken hakemin verdiği saçma penaltı durumu eşitledi. Penaltı verilen pozisyon futbol mücadelelerinde en sık rastlanan durumlardan biridir ve çoğunlukla görmezden gelinen bir durumdur. Ama bir şekilde rakip oyuna ortak olmalıydı di mi. Neyseki oyundan kopmayan futbolcularımız maçın 3-1 lehimize sonuçlanmasını sağladı.

Maçtan notlara gelince Fatih'in özellikle penaltı pozisyonunda (ki rakibin akılda kalan başka pozisyonu yok ) gösterdiği başarı kalemizin yine sağlam ellerde olduğunun göstergesi durumunda. Cardozo'nun becerisi ile gole kavuşması ileri ki haftalar açısından bizi mutlu eden oaylar arasında. Ayrıca defans oyuncularımızın da gol yönünden takıma katkı vermesi alacağımız puanlar açısından mutlu edici.

Duran topları artık etkili kullandığımız bir sezon yaşıyoruz. Attığımız 3 golünde kafa ile gelmesi yapılan ortaları iyi değerlendirdiğimizin sonucu. Önümüzde şuan Avrupa maçı var ve umarım daha fazla sakatlık yaşamaz takımımız ve başarılı sonuçlara devam ederiz.

3 Ekim 2014 Cuma

Şansızlık



Yoğun maç temposu tüm hızıyla devam ediyor. Bu sefer ki rakip Legia idi. İlk maçını kazanan iki takımın mücadelesinde 3 puanı alan takım liderlik açısından çok önemli bir handikapa sahip olacaktı.

Trabzonspor ideal 11 ile başladı denebilir fakat halen tek forvet oynama düzeni çoğu kişinin canını sıkan bir konuydu.

Futbol olarak gerçekten göze hoş gelen bir oyun sergiliyorduk. Fakat benim düşüncem şu yönde ki ya bu takım çift forvet ( Cardozo - Yatabare ) şeklinde olacak yada son şampiyon olduğumuz 2010 - 2011 sezonundaki gibi Burak Yılmaz modeli sergilenecek.

Avrupa liginin rakibi abluka altına alan en yüksek istatiki değerlerine ulaşan Trabzonspor maçı kaybetti. Fakat ortaya konulan futbol 2010 - 2011 sezonundan sonra özlenen oyunu ortaya sermesi açısından alınan mağlubiyeti hafifletmeye yetiyordu.

Maçın en kötü olayı ise Onur'un sakatlanıp oyunu terk etmesi oldu. Tamam Fatih'in de hazır hale gelmesi gerekiyordu fakat böyle bir olay sonunda olmamalıydı bu. Umarız ki Onur'un ciddi bir durumu yoktur da takım tam hazır hale gelmeye başlamışken bozulma yaşamaz.