Geçtiğimiz haftalarda Rizespor ile oynadığı maçtan dönen Fenerbahçe takım otobüsü Trabzon - Sürmene kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırıya uğradı. Tekrarlıyorum kimliği belirsiz kişiler tarafından yapılan saldırı sonucu tüm oklar TRabzonspor tarafına çevrildi. Nedeni fıkralara konu olacak cinsten : olayın Trabzon'da gerçekleşmiş olması. Nedeni ise 2010-2011 yılında Fenerbahçe'nin gerçekleştirmiş olduğu şike olaylarının bir intikamı olarak gösteriliyordu.
Trabzonspor taraftarı şikeye karşı mücadelesinde o yıllarda böyle bir yola kalkışmadı da şuan her yönden haklı olduğu davada böyle bir yola başvursun ki. Olay adam Trabzon valisi hemen tüm teşhisleri koyarak şehrinin insanını savunacağına tüm okları yine şehir üzerine çekmesini başardı. Ayrıca kulüp sorumlusunun da yaptığı açıklamalar suçu kabullenme şeklinde bile yorumlandı farklı bakışlardan.
Sosyal ağlardaki onbinlerce insana ve Türk medyasına da gün doğmuştu böyle bir olay Trabzonspor'a vurmak açısından. Trabzonspor saldırısı sonrası bu olayın yaşanmasından ötürü tepkisini resmi sitede gösterdi. Trabzonspor taraftarı da bu olayın kendi üzerlerine yıkılmasına ve bir şehrin töhmet altında bırakılmasına tepkiliydi.
Neden bir olay o şehirde yaşanınca tüm şehir suçlu olarak gösterilirin cevabı çok basit : çünkü o şehir Trabzon.
Peki bunun daha önceleri örnekleri yok mu gelin bir göz atalım geçmişe :
Bu olayların hangisi İstanbul'a yüklendi veya hangi olay günlerdir tüm haber yayınlarına konu edildi. Çözümsüzlüğün kaynağı olan insanlar çözüm olayına kalktılar. Ardı ardına toplantılar, fikir öne sürmeler vs. Tek bir sonuca varıldı : Trabzonspor şike olayından vazgeçsin. Federasyonda liglerin 1 hafta süre ile ertelenmesi talep etti. Ama ortada bir anormallik vardı. Sanki bu ülke sadece süper ligden ibaretti. Halbuki bu ahfta tüm alt liglerde futbol oynandı.
En son ülkenin cymhurbaşkanı süper lig takımlarının kaptanlarını topladı. Yaşanan en son olay onun bile dikkatini çekti ve böyle bir gereksinim duydu kendisinde onca işin gücün arasında. Amaç mağdur Fenerbahçe'yi ağırlamak. Görüşme sonrası sizce kim açıklama yaptı. Tabi ki ırkçılığı temsilli Emre Belözoğlu.
Fazla bir söze gerek yok aslında. Ülke bizimle dalga geçiyor.
Emre belözoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emre belözoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Nisan 2015 Pazar
20 Nisan 2012 Cuma
"C'est dommage" - Yazik
Türk futbolunun katili ve en karaktersiz futbolcularının başında gelen Emre Belözoğlu Trabzonspor karşılaşmasında Fildişi Sahil'li futbolcuya maç esnasında "Fucking Nigger" küfrünü edip maç sonraki yorumunda bunu da kabul etmişti.
Sonra ki gün başka bir siyahi futbolcu Yobo ile basın karşısına çıkan Emre dün itiraf ettiğini bugün yalanlayabilecek yüzü gösterdi bizlere.
Bu olayda Yobo'nun şahit gösterilmesi olayların ahlaksız boyutunu iyice gözler önüne serdi.
Kamera kayıtlarının olduğu ve Emre'nin küfür ettiği açıkca belli iken bazı çevrelerin bunu yalanlama çabaları ise insanın midesini bulandıran cinstendi.
Trabzonspor bunun üzerine PFDK'ya başvurarak bu olayın cezasız kalmamasından yanaydı.
Emre'nin ırkçılık üzerine saldırısı ilk değildi. İngiltere de futbol oynarkende adı ırkçılık olaylarına karışmıştı.
Irkçı saldırı karşısında en yakın örnek Luis Suarez'in Evra'ya söyleminden sonra İngiltere Federasyonu tarafından 8 maç + 40 bin Pound ceza almasına karar verilmişti.
Türkiye de ise nasıl bir ceza verileceği konusunda kimsenin bir fikri yok iken 2 maçlık bir ceza verildi Emre Belözoğlu'na.
Evet yanlış duymadık sadece 2 maç.
Zokora'ya haksız bir şekilde gösterilen kırmızı kartın sonunda verilen 3 maçlık cezayı düşündüğünde tüm kelimeler anlamını yitiriyor.
Zokora'ya Trabzonspor tercümanı tarafından iletilen verilen ceza hakkında ki yorumu ise çok kısa : "C'est dommage" yani Yazik.
Sadece yazık değil AYIP.
Türk futbolu için bir ayıp.
Türk insanı için bir ayıp.
Türk adaleti için bir ayıp.
Türkiye şikeyi savunan bir imajının yanına artık bir yenisini ekledi : Irkçı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


