28 Kasım 2014 Cuma

Trabzonspor'dan Dalya



Avrupa ligi 5. mücadelesinde Trabzonspor kendi evinde Ukrayna'nın Metalist takımını ağırladı. Trabzonspor'un alacağı galibiyet sonrası bir üst tura çıkması garantileşecekti.

Yabancı sınırlamasından muzdarip olan Trabzonspor tüm yabancı oyuncularını aynı anda sahaya sürebilme fırsatını sadece Avrupa maçlarında bulabiliyordu. Ersun hocanın sahaya sürdüğü kadro uzun süredir taraftarın görmek istediği bir hucüm hattına sahipti. Daha maç başlamadan taraftar farklı bir galibiyet beklentisi içine girmişti bile.

İlk yarı istenilen futbol ortaya konamasada devreyi 1-0 üstünlük ile kapattık. İkinci yarı yenilen talihsiz gol sonrası hakemin vermiş olduğu abartılı ikinci sarıdan kırmızı sonrası 10 kişi kalan takımımız için işler daha zor olacak düşüncesine kapılmışken takımın ortaya koyduğu kazanma ruhu maçtan 3-1 lik skor ile galip ayrılmamızı sağladı.

Takımda başta kaptan Bosingwa olmak üzere, Mehmet ve sonradan oyuna giren Sefa'nın performansları ruhu okşayan cinstendi. Bosingwa için şurada satırlara yer ayırmak onun şu yaşta oynadığı futbola haksızlık olur deyip susuyorum.

Trabzonspor'un Avrupa kupalarındaki 100. golünü atmakta Belkalem'e nasip oldu.

Trabzonspor grubun son maçında Legia deplasmanında grup liderliği için mücadele edecek. Geçen yılki gruplardan sonra çektiğimiz kurayı gördükten sonra acaba lider olmasak mı demek geliyor insanın içinden. Nemelazım yine Juventus ayarında bir takımla karşılaşmak için şuan oldukça erken.

Son bir not Trabzonspor'un Avrupa mücadelesinindeki galibiyetlerinin en kötü yanı ülke puanına olan katkısıdır.

23 Kasım 2014 Pazar

Fırtına Esti



Dünya kupasında başarılı grafik çizdikten sonra Trabzonspor'a verilmiş bir sözü olduğundan dolayı Trabzonspor'un başına geçen Vahit hoca sürekli olarak rahatsız ve suçlayıcı tavırlarıyla aslında herkese istemsiz olarak takımın başına geçtiğini hissettiriyordu. Transfer isteklerine yönetimin karşılık vermesi bile onu bir türlü tatmin etmiyordu. Saha içinde alınan sonuçlarda artık kimseyi memnun etmeyen cinstendi. Bu sonuçlar üzerine Vahid hoca halen takımın başındayken başka bir hoca ile anlaşıldı haberleri yayılmaya başlamıştı ve bir Avrupa maçı öncesi uzun süredir ismin geçen Ersun Yanal ile anlaşma sağlandı artık kesinleşmişti.

Ersun Yanal çoğu Trabzonspor taraftarı tarafından 2010-2011 sezonu şampiyonluk kadrosunun mimarı olarak görülmektedir. Fakat kendisinin daha sonra oyuncuları ayartma gibi olaylarda yer alması ve geçen sene oynanan Trabzonspor - Fenerbahçe karşılaşmasındaki proveke olayından dolayı çoğu Trabzonspor taraftarının sıcak bakmadığı bir isimdi kendisi. Tek görüş ise futbol konusundan takıma çok şey katabileceği yönündeydi.

Milli maçlar arası sonrası tam olarak takımla çalışma şansı bulamayan hocanın birde Galatasaray deplasmanına çıkacak olması kafalarda nasıl bir oyun tarzı olacağı düşüncesi oluşturdu. Tek olumlu yön ise Galatasaray'ın son haftalardaki kötü performansıydı.

Maçın ilk 20 dakikası ile geri kalan dakikalarında maç iki şekilde değerlendirilebilir. İlk 20 dakika oyunu tartmaya çalışan Trabzonspor ve geri kalan dakikalarda oyunun hakimi olan Trabzonspor. Bu hakim olma skorada yansıyınca maçtan 3-0 galip ayrılmasını bildik ve son 14 İstanbul deplasmanında kazanamama şansızlığını da yenmiş olduk.

Maçın hakemini maçın kaderini değiştirecek bir hataya! sebep oldu. İlk golden önce verilemyen penaltı ve kırmızı kart pozisyonun devamında gol olması hakemi ipten aldı.

Son olarak kaptan Bosingwa. İki milli maçta oynadıktan sonra ligdeki maçta da inanılmaz bir performans sergilemesi futbol ruhunu okşayan cinsten. Umarım bu performansı sürekli olur kaptanın.

16 Kasım 2014 Pazar

Milli hain



Milli forma altında sahaya ısınmak için çıkan Fenerbahçe futbolcusu Volkan Demirel kendisine yapılan protestolar sonucu sahayı terk edip evine gitti. Peki neden o kadar oyuncu varken protesto bu oyuncuya yapıldı. Tamam belki bu protestonun altında Galatasaray'ın stadında maçın oynanmasının katkısı olsa da Volkan Demirel isimli futbolcu Türk futbolunun en karaktersizlerinin başını çekmektedir.

Duyumlara göre eşi hakkında bir taraftarın yaptığı yorum sonrası böyle bir davranış sergilediği söyleniyor. Evet bir kişiye bu şekilde vurmak bizim kültürümüze yakışmayan bir davranış. Peki Volkan o formaya yakışıyor mu onu da sorgulamak gerekiyor. Aslında 3 temmuz sonrasında ülkede futbol adına güzel giden tek bir durum söz konusu değil ki.

Son yıllarda özellikle Fenerbahçe camiasına mensup insanların böyle olayların içinde olması da tesadüfi olmadığının göstergesi. Kanırta kanırta, şike şike, koyduk mu gibi söylemlerin hep aynı kulübe ait olması da örnekler arasında.

Şimdi gelelim olması gerekene :


İlerleyen günlerde nasıl bir yaptırım olacağını merakla bekliyoruz açıkçası.

Ne demişti bir Trabzonspor taraftarı : "Ahımız var ahımız" Tüm yaşananların özeti bu protesto da gizli aslında. Volkan, Emre, Terim ve türevlerinin aynı sona maruz kalmasını temenni ediyorum.

Bir de dipnot acaba şu hareketi farklı bir futbolcu yapsa verilecek tepkileri de merak etmiyor değilim.