Zapals.com
süper lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süper lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2015 Pazar

Siyasi pankart sorunsalı



Maç yazısına başlamadan önce yazılması gereken farklı bir konu var ortada : "Özgecan ASLAN".

Özgecan ASLAN isimli genç kız daha hayatının baharında iken insanlıktan nasibini almamış 3 şerefsiz tarafından insanın anlatmaya bile dilinin varmadığı bir şekilde yaşamına son verildi. Dini, dili, ırkı, ideolojisi, şehri hiç farketmez bu olayı yapanların insanlıktan nasibini almamış hayvanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiği düşüncesinde tüm toplum. Sosyal paylaşım siteleri, haber kurumları, spor kulüpleri hep bir ağızdan bu olay hakkında düşüncelerini bildirdiler.

Maç esnasında Trabzonspor taraftar gruplardan Vira'nın Özgecan Aslan adına yaptırmış oldukları pankart siyasi ! amaç taşıması nedeniyle stada sokulmadı. Siyasi derken. Neye göre, kime göre siyasi. Bu isim neden siyasi bir olgu içersin. Bu ismin stadda gözükmesinde hangi guruh rahatsız olabilir ki. Basketbol maçında açılan pankarttan farklı bir pankartın sokulacağını sanmıyorum. Orada siyasi amaç taşımazken neden futbol maçına sokulmasında siyasi amaç bahanesi öne sürülebilir ki.

Maça geldiğimizde eksik oyuncularının çokluğundan ötürü sınırlı bir oyuncu kadrosuyla maça başlayan Trabzon gol atmakta yine duran toplarda ki üstünlüğünü sürdürmeye devam ediyor. Yenilen gollerde ise defans ve kaleci hattının hataları oyunu zora sokuyor. Rakip takımın iki defa kaleye gelip ikisinde de golü bulması oyun disiplinden uzak olduğunun göstergesi durumunda.

Haftaiçi oynanacak olan Uefa mücadalesi öncesinde onca eksiğe rağmen alınan 3 puan takıma ve taraftara moral oldu. Umarım sakat oyuncularının da takıma katılması ile Napoli maçı istediğimiz skorla sonuçlanır.

Resim İsmail Düzgün'e aittir.

2 Aralık 2014 Salı

Pazartesi Sendromu mu



Pazartesi günleri her insan açısından sıkıntılı bir gündür. Bir pazar tatilinin ardından işbaşı yapmak her daim can sıkıntısı olur bizlere. Pazartesi gününü bu monotonluktan kurtarmanın tek çıkış yolu o gün Trabzonspor'un maçının olmasıdır. Hele hele geçtiğimiz haftasonu Galatasaray'ı İstanbul'da farklı galip etmiş, haftaiçi Avrupa kupaları grup maçlarında bitime 1 hafta kala üst tura çıkmış bir Trabzonspor var ise o pazartesi günü insana mutluluk veren cinsten olur.

Ligdeki yabancı sınırlamasından ötürü ligde ve Avrupa maçlarında farklı isimlerin görev yapması bizlere farklı oyun tarzı yansıtmıyor. Takıma kim girse üzerine düşen görevi layıkıyla yapıyor ve mücadele azmini izlerken görebiliyoruz.

Gençlerbirliği karşısında daha ilk yarıdan 3-0 lık bir skora sahip olan bir Trabzonspor'a şahit olduktan sonra o sıkıntılı maç takip etme günlerin ne kadar insan ömründen aldığının farkına varmış olduk. İkinci yarıda fark olmasına rağmen Ersun hocanın defansif özellikli oyuncuyu çıkarıp yerine forvet özellikli oyuncuyu sokması ve maç anında sürekli olarak ileri yönlü oynanmasını istemesi taraftarın ruhuna sahip bir adamın saha kenarında olmasının yansıması şeklindeydi.

Trabzonspor sahadan 4-1 lik skor ile ayrılırken Cardozo yaptığı hattrick ile maçın adamı oldu. Ayrıca Trabzonspor kendi rekoru olan koşu mesafesini de 116 km çıkararak saha içindeki mücadelenin ne denli etkili olduğunu gösterdi.

Yoğun bir maç temposu bekleyen Trabzonspor'un önünde Türkiye kupası grup maçlarının ardından ligin göze hoş futbol oynayan ve şuan lider konumda bulunan Beşiktaş mücadelesi sabırsızlıkla bekleniyor.


23 Kasım 2014 Pazar

Fırtına Esti



Dünya kupasında başarılı grafik çizdikten sonra Trabzonspor'a verilmiş bir sözü olduğundan dolayı Trabzonspor'un başına geçen Vahit hoca sürekli olarak rahatsız ve suçlayıcı tavırlarıyla aslında herkese istemsiz olarak takımın başına geçtiğini hissettiriyordu. Transfer isteklerine yönetimin karşılık vermesi bile onu bir türlü tatmin etmiyordu. Saha içinde alınan sonuçlarda artık kimseyi memnun etmeyen cinstendi. Bu sonuçlar üzerine Vahid hoca halen takımın başındayken başka bir hoca ile anlaşıldı haberleri yayılmaya başlamıştı ve bir Avrupa maçı öncesi uzun süredir ismin geçen Ersun Yanal ile anlaşma sağlandı artık kesinleşmişti.

Ersun Yanal çoğu Trabzonspor taraftarı tarafından 2010-2011 sezonu şampiyonluk kadrosunun mimarı olarak görülmektedir. Fakat kendisinin daha sonra oyuncuları ayartma gibi olaylarda yer alması ve geçen sene oynanan Trabzonspor - Fenerbahçe karşılaşmasındaki proveke olayından dolayı çoğu Trabzonspor taraftarının sıcak bakmadığı bir isimdi kendisi. Tek görüş ise futbol konusundan takıma çok şey katabileceği yönündeydi.

Milli maçlar arası sonrası tam olarak takımla çalışma şansı bulamayan hocanın birde Galatasaray deplasmanına çıkacak olması kafalarda nasıl bir oyun tarzı olacağı düşüncesi oluşturdu. Tek olumlu yön ise Galatasaray'ın son haftalardaki kötü performansıydı.

Maçın ilk 20 dakikası ile geri kalan dakikalarında maç iki şekilde değerlendirilebilir. İlk 20 dakika oyunu tartmaya çalışan Trabzonspor ve geri kalan dakikalarda oyunun hakimi olan Trabzonspor. Bu hakim olma skorada yansıyınca maçtan 3-0 galip ayrılmasını bildik ve son 14 İstanbul deplasmanında kazanamama şansızlığını da yenmiş olduk.

Maçın hakemini maçın kaderini değiştirecek bir hataya! sebep oldu. İlk golden önce verilemyen penaltı ve kırmızı kart pozisyonun devamında gol olması hakemi ipten aldı.

Son olarak kaptan Bosingwa. İki milli maçta oynadıktan sonra ligdeki maçta da inanılmaz bir performans sergilemesi futbol ruhunu okşayan cinsten. Umarım bu performansı sürekli olur kaptanın.

19 Ekim 2014 Pazar

Kafalar sağlam



Yine bir milli ! takım arasından daha dönmüş bulunmaktayız. Futbolcularımız ligde alınan kötü sonuçların oluşturduğu psikolojiyi yenmiştir umudunu taşıyarak beklediğimiz bir lig maçı geldi çattı. Son haftaların en formda ekibi olan Mersin karşısında eksik oyuncuların bulunması nedeniyle ideale en yakın kadro sürdü Vahid hoca sahaya.

Revire dönen takımımıza bir eksik daha katıldı ilk yarının son dakikalarında Mustafa Akbaş ile. İlk yarısı 0-0 biten maçın ikinci yarısında oyuna daha fazla hakim olan takımımız golü de erken buldu. Rakibin 10 kişi kalması ile aradaki farkın daha da açılacağı düşüncesi hakim iken hakemin verdiği saçma penaltı durumu eşitledi. Penaltı verilen pozisyon futbol mücadelelerinde en sık rastlanan durumlardan biridir ve çoğunlukla görmezden gelinen bir durumdur. Ama bir şekilde rakip oyuna ortak olmalıydı di mi. Neyseki oyundan kopmayan futbolcularımız maçın 3-1 lehimize sonuçlanmasını sağladı.

Maçtan notlara gelince Fatih'in özellikle penaltı pozisyonunda (ki rakibin akılda kalan başka pozisyonu yok ) gösterdiği başarı kalemizin yine sağlam ellerde olduğunun göstergesi durumunda. Cardozo'nun becerisi ile gole kavuşması ileri ki haftalar açısından bizi mutlu eden oaylar arasında. Ayrıca defans oyuncularımızın da gol yönünden takıma katkı vermesi alacağımız puanlar açısından mutlu edici.

Duran topları artık etkili kullandığımız bir sezon yaşıyoruz. Attığımız 3 golünde kafa ile gelmesi yapılan ortaları iyi değerlendirdiğimizin sonucu. Önümüzde şuan Avrupa maçı var ve umarım daha fazla sakatlık yaşamaz takımımız ve başarılı sonuçlara devam ederiz.

16 Eylül 2014 Salı

Geçersiz maç



3 Temmuzda ortaya çıkan şike sürecinden sonra ligde dahi bulunmaması gereken takımla mücadele etmenin vermiş olduğu adaletsizliğin yaşandığı Türkiye liginde Trabzonspor Fenerbahçeyi ağırladı.

Maç öncesi Trabzon'da spor kompleksine günümüz cumhurbaşkanı, dönemin başbakanı olan Tayyip Erdoğan'ın isminin verilmesine itiraz eden binlerce Trabzonsporlunun temiz futbol eylemine şahit olduk. Kendisi şike sürecinin en önemli isimlerinden biri olan ve Fenerbahçe taraftarı olarak bilinen bir kişinin Trabzon büyükşehir belediyesinin yalakalığının neticesiyle Trabzon'da yer alan spor kompleksine ismi verildi. Bu durum karşısında Trabzonspor taraftarı sosyal medyadan sonra Trabzon meydanda da buna tepkisini göstermekten geri kalmadı.

Bu maçta futboldan daha önemli konuşulacak konular var aslında. 3 yıldır bulunmaması gereken bir ligde mücadele veren bir kulüp var. Suçluluğu bir çok karar mercii tarafından onandığı halde Türkiye Futbol Fenerasyonunun görevlerini ihmali sonucunda böyle bir durumla karşı karşıyayız. Geçen yıl ki maçın ardından bu yıl da bir tepki verilmesi beklenirken Trabzonspor taraftarının önüne uğraşacak o kadar çok şey sunuyorlarki amaç halkın şikeyi unutup farklı konulara yönelmesini sağlamak. Bu konuda başarılı oldukları kanısındayım. Ama şunu da iyi bilmeliler ki bir grup Trabzonspor taraftarı bunu asla unutmayacak ve her daim peşinde olacaklar bu davanın.

Maç konuşmak istemiyordum ama hocam uzun top nedir ya.

11 Mart 2014 Salı

Futbol Terörü mü ?

3 Temmuz şike sürecinden bu yana haklı davasında bir türlü hakkı teslim edilmeyen bir taraf var : " Trabzonspor". Avurpa ve Türkiye'de bir çok merci tarafından haklılığı yasal yollarla kanıtlandığı halde Türkiye Futbol Federasyonu isimli kuruluşun bir türlü gerekli kuralları uygulamamakta ki kararlılığı yıllardır süregeliyor.

Trabzonspor taraftarı sesini Türkiye'de ve avrupada yaptığı eylemler olsun, yapılan mail organizasyonları olsun ve bir çok yolla arama yoluna başvurdu. Fakat lobi olarak çok güçlü bir yapıya sahip olan hırsız taraf kanadından bunlar görmezlikten gelindi. Ama taraftarın da bir sabrı vardı ve bu hep böyle sakin bir şekilde devam etmeyecekti.

Fenerbahçe maçı öncesi Trabzon Valisinin almış olduğu sniperlı güvenlik önlemleri de zati pimi çekilmiş halde olan taraftarı çılgına çevirmek için yeterli sebeplerden biriydi.

Saha içindeyse maç öncesi ve maç içinde Fenerbahçeli futbolcuların kışkırtıcı davranışlarına ise söylenecek tek bir kelime dahi bulmakta güçlük çekiyorum. Ve beklenen oldu o 3 yıldır hakkını adli ve sakin yollarla arayan Trabzonspor taraftarı patlamayı yaşadı. Maçın hakeminin de İstanbul da aynı olaylar karşısında sergileyemeyeceği davranışı burada sergilemesi için bir fırsat doğmuştu artık.

Peki bu ülke böyle durumlara ilk defa mı sahne oluyordu bir bakalım isterseniz :





Peki bu görüntülerin hangisi Trabzon'da yaşananlar kadar konuşuldu. 

Dün Trabzon'da yaşanan olayları utanç verici olarak adlandıran televizyon yorumcuları şikeden dolayı avrupadan ceza almış bir takımın üstüne neden bu kadar gitmedi. 

2 Mart 2014 Pazar

Deneme tahtası



Haftaiçi Avrupa kupası mücadelesinde Avni Aker de futbol adına bir şey ortaya koymadan Juventus'a kaybeden Trabzonspor deplasman maçı için Konyaspor'un rakibi oldu. Belki diyorsunuz rakip Juventus elemeyi mi bekliyorsun diye ama İtalya'da oynanan maçın 2. yarısındaki gibi bir futbol bekliyordum açıkcası. Maçtan önce açıklanan kadroya baktığımızda ise anlam verilemeyen bir kadro yapısı ile maça başlamıştık.

Konyaspor maçında sahaya sürülen kadroya baktığımızda ise durum yine kafa karıştırıcıydı. Ortasahasız bir takım olarak mücadele edecektir. Pas trafiğinin olmadığı ve oyunun bir türlü kurulamadığı bir takım anlayışı nasıl olur bunun örneklerini yaşıyor Trabzonspor bu yıl.

Trabzonspor'un bu sezon başına geçen tüm hocalar bir şeyler deniyor takım üzerinde. İnanılmaz kadro kurma potansiyelleri, oyun içinde yapılan abes oyuncu değişiklikleri  ... İnsan bazen düşünüyor bir büyü mü var acaba diye. Neden kendilerinden beklenilen hamleleri yapamaz bu insanlar bu takımın başında. Bu işi bilmiyorlarsa neden kabul ederler yada böyle bir görevi.

Neyse Trabzonspor bir deplasman maçından daha 3 puan alamadan döndü. Maçın adamı sıfatı olarak her daim ön sırada onun ismi geçiyor "Onur". Alex, Özer, Bosi ve Yumlu da öne çıkan oyunculardı.

Trabzonspor son 2 maç da sergilediği futbolu Fenerbahçe maçında sergiler ise taraftar nefretini Fenerbahçeden önce Trabzonsporlu futbolcularının üzerine kusabilir.

29 Aralık 2013 Pazar

Devre kapanışı



İlk yarının son maçında Avni Aker Stadyumunda Antalyaspor'u konuk etti takımımız.

Hocanın değişmeyen ilk 11'i yine sahada yer alıyordu. Kendisinden beklenen hamleleri bir türlü yapamıyordu hoca. Sol bek oyuncusuna sahip iken orada takıntılarının deneme çalışmaları devam ediyordu. Colman'ın da cezalı olduğu haftada bir nevi ortasahasız maça başlamayı tercih etti.

İlk yarısı 1-1 biten mücadelenin ikinci yarısında yaptığı Emre - Adrian değişiklikleri maçın kontrolünün elimize geçmesini sağladı. 82. dakikada Emre Güral'ın attığı gol ile sezonun ilk yarısını galibiyet ile kapattık.

Maç sonu istifa eden Mustafa hoca başkan tarafından ikna edilerek tekrar geri dönderildi. Aralarında geçen konuşmalarda ne gibi sözler verildi bilemiyoruz fakat gelen haberler tüm kontrolün hocaya ait olduğu yönünde.

Mustafa hocanın zamanında kendisine ait olan arabayı satıp Hollanda ya gittiğini biliyoruz. Umarım transfer konusunda oradaki yaşamının meyvelerini görürüz.

İlkyarı sonunda Avrupa kupalarına katılmak için en yakın rakibi ile 5 puan farkı olan Trabzonspor deplasman karnesini düzelttiği takdirde üst sıralarda yer alacaktır.

Devre arası transferlerinde başarılı bir grafik çizilirse Uefa Kupasında Juventus engelinin de aşılabilmesi ihtimaller arasında.

1 Aralık 2013 Pazar

Kazançlı Hafta



Çarşamba akşamı maç oynayan Galatasaray'ın ligdeki maçını pazar akşamına koyan zihniyet, Perşembe akşamı mücadele eden ve ülkeye bu yıl puan anlamında en büyük katkı sağlayan ötekileştirilmiş Trabzonspor'un maçını pazar gündüz vaktine koymuştur. Bu duruma hiç bir mantıklı açıklaması bugüne kadar olmamıştır olmayacaktır da. Zati yıllardır gündüz maçlarında ezici bir üstünlüğe sahiptir Trabzonspor.

Ligin dibine demir atmış Erciyesspor ile karşı karşıya geldi. Oyunun büyük bir çoğunluğunda rakip takımın üstün olduğu görünsende Trabzonspor sahadan 3-1 galip almasını bildi ve rakiplerinin puan kaybettiği haftayı karlı kapattı.

Son haftalarda alınan başarılı sonuçlara rağmen halen stadyumun boş kalması durumu ise şehrin ruhunun söndüğünün belirtisidir.

Yoğun maç programından başarılı sonuçlar çıkarmasını bilen Mustafa hoca ve ekibi oyun yönünden bizleri mutlu etmese de haftayı moralli kapatmamıza yardımcı oluyor. Tüm sıkıntıyı bize 90 dakika da yaşatıp tüm bir hafta rahat etmeyi sürdürüyor.

Oyuncu performanslarına göz attığımızda ise her zaman olduğu gibi Onur ve Olcan ikilisi sahanın en iyileri olmaya devam ediyor.

24 Kasım 2013 Pazar

Oyundan bağımsız skor



Milli maç araları Trabzonspor'a çoğunlukla yaramıştır. Fakat bu aradan sonra yoğun bir maç temposuna girileceği de akıllarda kuşkular uyandırıyordu. Trabzonspor bu yoğun temponun ilk ayağında Avni Aker stadında Eskişehirspor'u ağırladı. Oyunun istatistiki açısından egemenliği rakip takımdan yana olsa da maçı Trabzonspor 1-0 kazanmasını bildi.

Sakatlıktan dönen Onur'un performansının kaldığı yerden devam etmesi günün sevindirici olaylarındandı. Tabi Onur bu iyi performansı sergiliyorsa demek ki savunma hattında halen eksik olan bir şeyler olduğu söz konusu.

Ortaalanda Colman'da gözle görülür iyiye gitme görülürken Adrian'da son haftalarda inanılmaz bir düşüş var. Bu durumun nedeni araştırılıp tekrardan takıma kazandırılması sağlamalıdır. Genç oyuncu Kadir'in de gün geçtikce form tutması gelecek yıllar için sol bek ihtiyacını gidereceği umuduğunu veriyor insanlara.

Trabzonspor yoğun maç temposuna ek olarak sakat ve ceza oyuncularında olumsuzluğuna rağmen ligde ve Avrupa'da güzel sonuçlar almaya devam ediyor. Biz Trabzonspor taraftarı olarak bu futboldan memnun kalmasakta sahada maç sonunda kazanan taraf olunca bir yerde sesimizi yükseltemiyoruz.

4 Kasım 2013 Pazartesi

Avrupa öncesi idman



Yine bir pazar günü, yine erken bir saat ve yine boş tribünler önünde bir futbol mücadelesi. Rakip ligin formsuz takımlarından Elazığspor.

Trabzonspor son haftaların belki de en güzel oyunlarından birini ortaya koyuyordu. Belki bu güzel futbolda rakibin formunun etkisi vardır ama yine de izleyenlere keyif veriyordu. Elbette bu güzel oyun skora da yansıdı ve Trabzonspor sahadan 4-0 galip ayrıldı. Avrupa mücadelesi öncesi büyük bir moral sağladı.

Yeni forma şansı bulan oyuncuların başarılı performansı umut verirken yaşanan talihsiz sakatlıklar ise can sıkan cinstendi.

Maç içinde aynı pozisyonda hakem kararlarının farklı olması artık alışılagelmiş bir durum haline geldi.

Maç sonunda ise vukuatlı futbolcu Bilica'nın Olcan'a yaptığı davranışların cezasız kalıp kalmayacağını ise önümüzdeki haftalarda göreceğiz ki beklentimiz boşuna aslında.

Maçın adamını seçmek istediğimizde ise haftalardır değişmeyen isim kaptan Onur yine ilk sırada.

29 Ekim 2013 Salı

Yan'lı İsler



Ligin 9. haftasında orta sahada Colman, Adrian ve defans hattında son haftaların formda ismi Mustafa Yumlu'dan eksik kadrosu ile Kasımpaşa deplasmanına konuk oldu Trabzonspor.

Orta alanda pas trafiği yapan oyuncularından yoksun Trabzonspor için formda olan bir Kasımpaşa maçı gayet zorlu olacağı tahmin ediliyordu ki düşünüldüğü gibi de oldu.

Trabzonspor'un kötü oyununa birde hakem Özgür Yankaya'nın yanlı kararları eklenince Trabzonspor sahada 3-2 skorla mağlup ayrıldı.

Daha önceki haftalarda değindiğimiz gibi sahaya çıkan ilk 11'lerde ideal kadroyu bulan hoca nedense oyuncu değişikliklerine akıl almaz işler yapmaya devam ediyor. Yeniyorda yeniliyorda olsa sanki o anki skoru koruma çabasına sokuyor kendisini.

Ayrı bir parantezde taraftar gruplarına açmak gerekiyor. Aynı taraftar grubu ve yine stadda vukuatları. Alkol alan ergenlerin düşüncesizce davranışları ve niyeti sadece futbol izlemek isteyen taraftarlarıda futboldan soğutmaya neden olmaları. Sadece kendilerinin bağırarak taraftar olduklarını sandıkları düşüncesi bu olayların süregeleceğinin göstergesidir. Tek çözüm böyle taraftar gruplarının tribünden feshedilmesidir.

21 Ekim 2013 Pazartesi

Yoğun Tempo



Milli maç aralarından sonra Trabzonspor lige çoğunlukla iyi sonuçlar alarak başlardı. Taraftar olarakta herkes aynı düşünceye sahipti ve kolay bir maç olacağı bekleniyordu.

Futbolcuların dinlenmiş ve daha motive olması gerekirken sanki akıllarında hiç futbol oynamak yokmuş gibi hareket etmeleri izleyenleri çileden çıkaran bir durumdu. Bu duruma hakemin yanlış kararları ve Mustafa hocanın saçma sapan oyuncu değişiklikleri de eklenince puan kaybı kaçınılmaz bir hal aldı.

Trabzonspor 22 günde toplam 6 maçlık serüvenin ilk ayağına puan kaybı ile başladı.

Mümkün olduğu sürece bu yoğun tempodan en iyi sonuçlar çıkarmasını bilecektir. Alınacak sonuçlarda en önemli katkıyı yapacak olan kişi iste Mustafa hoca ve oyuncu değişiklikleri tabi ki.

Trabzonspor tribünlerine değinmek gerekirse 3 kulvarda mücadele eden bir takımın pazar günü olan bir maçına katılımın az olması ve tepki verilmesi gereken noktalarda sessiz kalması takım ruhundan önce taraftar ruhunun ilk başta kazandırılması gereken eylemlerden biri.

30 Eylül 2013 Pazartesi

Kader haftası



Trabzonspor kötü oyuna ve sıkıntılı dakikalar yaşatmasına rağmen kazanmaya devam ediyor.

Futbol adına biz taraftar olarak pek bir zevk almıyoruz ama Avrupa ligi ve ligde ki durumuna baktığımızda rakiplerine göre ön planda duruyor.

Bunda Mustafa hocanın şansının çok büyül katkısı olduğu düşüncesindeyim. Maçlarda öne sürdüğü kadrolar, yaptığı saçma değişiklikler ve kuralarda ki şansı bu düşüncemi destekler nitelikte.

Mustafa hoca ve Trabzonspor'umuzun asıl durumunu gözler önüne sereceği asıl hafta geldi çattı.

Avrupa liginde ki güçlü bir ekip olan Lazio ile ve ardından ligde Fenerbahçe ile yapılacak olan maçlar takımın gerçek görüntüsünü ortaya koyacak.

Bu maçlardan alınacak olan en az 4 puan bile hocanın takımda ki başarısını ortaya koyacaktır.

Birde başarılı futbolcularımızın kendine olan güvenleri ve sahada ortaya koydukları performansda bu başarılı sonuçların alınmasında en büyük katkıya sahiptir.

Kader haftası diye nitelendirdiğimiz hafta geldi. Umarım takım ve hoca için güzel sonuçların alınacağı bir hafta olur.

6 Ekim 2012 Cumartesi

Hani taraftar hani oyun



3 haftalık cezası biten Trabzonspor'u çoşkulu bir taraftarının karşılayacağı bir maçın düşüncesi içinde bekliyorduk Kasımpaşa maçını.

Ne yazik ki bir hayal kırıklığı yaşandı ve stadın büyük bir bölümü boşluktu.

İnsan keşke hep cezalı mı olsa diye içinden geçirmiyor değil hani.

Kasımpaşa ortaya koyduğu performans ile bu sezon adından söz ettirirken Trabzonspor yine kendi evinde ki mücadeleye tek forvet ile çıkmıştı.

Ortada devam eden bir oyunda Olcan'ın atmış olduğu harika frikik golü ile hem devrenin hem de maçın skorunu belirlemişti Trabzonspor.

Gol yollarında ki sorun her hafta kendi göstermekte ve bu da her maçın hem oynayanlar hem de izleyenler açısından hep sıkıntılı hal almasına neden oluyor.

Trabzonspor da halen bir kadronun iskeletinin kurulamaması ilerleyen haftalarda nasıl sıkıntılar ile karşılacağının göstergesi durumunda.

1 Ekim 2012 Pazartesi

Bir hafta iki farklı futbol



Geçen hafta Fenerbahçe deplasmanında sergilenen futbol, bulunan ama değerlendirilemeyen pozisyonlar ve bu hafta kendi sahanda deplasman takımı gibi oynanan bir oyun.

Trabzonspor gibi bir takımın kendi sahasında ki maça tek forvet ile çıkması ( belki yerli forvetinin rahatsızlanması ve yabancı kontenjanın buna imkan vermesi ) kesinlikle kabul edilebilecek bir durum değildir.

Ligde önemli rakiplerinin puan kaybı yaşadığı bir haftada alacağı galibiyet ile büyük bir avantaja sahip olacaktı.

Maçın ilk yarısında kaleye hiç şut çekemeyen bir takım vardı sahada. İkinci yarının başlamasıyla Soner'in akıl dolu golü ile beraberliği yakalasa da maçı kazanmak adına pek bir umut yoktu takımda.

Sakatlıktan dönen Serkan'ın form tutan Zeki yerine tercih edilmesi, Adrian gibi bir futbolcunun 18 kişilik kadroda yer bulamayıp Barış Özbek gibi bir ismin sürekli ikinci yarılarda şans bulması da cevap bekleyen sorular arasında.

Trabzonspor rakiplerinin ve geçen sezonun aksine sadece lige yoğunlaşmış durumda iken puan kayıplarına artık tahammül olmamalı.