26 Şubat 2015 Perşembe

Ruhsal Sorun

Trabzonspor son yıllarda Avrupa sahnelerinde boy göstermeye oldukça alışkın bir hale geldi.Şampiyon olduğu 2010 - 2011 sezonundan sonra önemli hemen hemen her yıl önemli skorlar ve başarılar alarak hem kendi puanı hem de ülke puanı açısından oldukça verimli bir süreç içinde geçirdi. Peki Trabzonspor'un bu başarısı gerçekten hakettiği değeri gördü mü ülkesinde. Tartışmaya açık bir konu bile değil bu cevap belli : Hayır.

Trabzonspor her başarı elde ettiğinde gölge düşürüldü bir şekilde. Basın, federasyon, ülke insanı vs kabullenemediler. Bu başarıda katkısı olan futbocular da ilk olarak Trabzon'dan kaçarak sürekliliğinin devam etmemesine ayrı bir etken oldular.

Gelelim günümüze. Trabzonspor yine gruplardan çıkma başarısı gösterdi kıt kadrosuna rağmen ve yine turnuvanın favori takımlarından biriyle bir üst turda eşleşti.

Geçen yazıda dile getirmiştim Trabzonspor taraftarının fedakarlığını. kmlerce yolu katedip hayatlarındaki en önemli olgu olan Trabzonspor'a kavuşma çablarını. Fakat o cefakarlığa karşın sahada oynanan futbol ve alınan sonuç birbiriyle hiç uyuşmayan bir durum ortaya koyuyordu. Takımın eksik yanı taraftarın beklentisi içindeki olan mücadeleyi sahaya yansıtamamak. Teknik adamından sahadakine ve yedek kulübesine kadar bu durum böyle görünüyordu taraftar gözünden.

Nereden mi varıyorum bu kanıya. Bu fotoğraf her şeyi göz önüne seriyor.



Maç öncesi İtalya sokaklarında saldırıya uğrayan taraftarın ve basın mensubun var, ilk maç kendi evinde aldığın farklı bir yenilgi var ama sen ısınmaya bu mutlulukla çıkıyorsun.

2014-2015 sezonuna dair elimizde hiçbir şey kalmadı: Avrupa, Türkiye kupası ve ligi. tüm hedeflerden uzak bir kaç hafta kaldı futbol ile geçireceğimiz. İlk olarak yönetim olmak üzere takımın çok iyi bir temizliğe ihtiyacı var sonraki yıllarda gelmesi gereken başarılar için. Umarım Trabzonspor 2010 - 2011 şampiyonluk sezonunda oynadığı ve yaşattığı futbol dolu günlerine bizi tekrar kavuşturur.

15 Şubat 2015 Pazar

Siyasi pankart sorunsalı



Maç yazısına başlamadan önce yazılması gereken farklı bir konu var ortada : "Özgecan ASLAN".

Özgecan ASLAN isimli genç kız daha hayatının baharında iken insanlıktan nasibini almamış 3 şerefsiz tarafından insanın anlatmaya bile dilinin varmadığı bir şekilde yaşamına son verildi. Dini, dili, ırkı, ideolojisi, şehri hiç farketmez bu olayı yapanların insanlıktan nasibini almamış hayvanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiği düşüncesinde tüm toplum. Sosyal paylaşım siteleri, haber kurumları, spor kulüpleri hep bir ağızdan bu olay hakkında düşüncelerini bildirdiler.

Maç esnasında Trabzonspor taraftar gruplardan Vira'nın Özgecan Aslan adına yaptırmış oldukları pankart siyasi ! amaç taşıması nedeniyle stada sokulmadı. Siyasi derken. Neye göre, kime göre siyasi. Bu isim neden siyasi bir olgu içersin. Bu ismin stadda gözükmesinde hangi guruh rahatsız olabilir ki. Basketbol maçında açılan pankarttan farklı bir pankartın sokulacağını sanmıyorum. Orada siyasi amaç taşımazken neden futbol maçına sokulmasında siyasi amaç bahanesi öne sürülebilir ki.

Maça geldiğimizde eksik oyuncularının çokluğundan ötürü sınırlı bir oyuncu kadrosuyla maça başlayan Trabzon gol atmakta yine duran toplarda ki üstünlüğünü sürdürmeye devam ediyor. Yenilen gollerde ise defans ve kaleci hattının hataları oyunu zora sokuyor. Rakip takımın iki defa kaleye gelip ikisinde de golü bulması oyun disiplinden uzak olduğunun göstergesi durumunda.

Haftaiçi oynanacak olan Uefa mücadalesi öncesinde onca eksiğe rağmen alınan 3 puan takıma ve taraftara moral oldu. Umarım sakat oyuncularının da takıma katılması ile Napoli maçı istediğimiz skorla sonuçlanır.

Resim İsmail Düzgün'e aittir.