29 Aralık 2013 Pazar

Devre kapanışı



İlk yarının son maçında Avni Aker Stadyumunda Antalyaspor'u konuk etti takımımız.

Hocanın değişmeyen ilk 11'i yine sahada yer alıyordu. Kendisinden beklenen hamleleri bir türlü yapamıyordu hoca. Sol bek oyuncusuna sahip iken orada takıntılarının deneme çalışmaları devam ediyordu. Colman'ın da cezalı olduğu haftada bir nevi ortasahasız maça başlamayı tercih etti.

İlk yarısı 1-1 biten mücadelenin ikinci yarısında yaptığı Emre - Adrian değişiklikleri maçın kontrolünün elimize geçmesini sağladı. 82. dakikada Emre Güral'ın attığı gol ile sezonun ilk yarısını galibiyet ile kapattık.

Maç sonu istifa eden Mustafa hoca başkan tarafından ikna edilerek tekrar geri dönderildi. Aralarında geçen konuşmalarda ne gibi sözler verildi bilemiyoruz fakat gelen haberler tüm kontrolün hocaya ait olduğu yönünde.

Mustafa hocanın zamanında kendisine ait olan arabayı satıp Hollanda ya gittiğini biliyoruz. Umarım transfer konusunda oradaki yaşamının meyvelerini görürüz.

İlkyarı sonunda Avrupa kupalarına katılmak için en yakın rakibi ile 5 puan farkı olan Trabzonspor deplasman karnesini düzelttiği takdirde üst sıralarda yer alacaktır.

Devre arası transferlerinde başarılı bir grafik çizilirse Uefa Kupasında Juventus engelinin de aşılabilmesi ihtimaller arasında.

5 Aralık 2013 Perşembe

Kupaya erken veda



Trabzonspor bu sezonun 3. kulvarı olan Ziraat Türkiye kupası mücadelesinde 1. ligin formda ekibi Balıkesirspor'un konuğu oldu. Her daim dile getirdiğimiz ötekileştirilmiş Trabzonspor kupa mücadelesine saat 13:00'de çıktı. Maç temposu ve yol yorgunu olan Trabzonspor'dan zaten göze hoş gelecek bir futbol beklentimiz yoktu. Sadece forma şansı bulamayan oyuncuların performansı hakkında bilgi sahibi olmamıza yarayacaktı.

Trabzonspor Balıkesirpor deplasmanından 3-1 lik skor ile mağlup ayrılırken Ziraat Türkiye kupası serüveni de başlamadan bitmiş oldu. Bu maçta gördük ki Trabzonspor yedek oyuncularının bu kulüpten boş yere para aldıkları. Özellikle öz evlat olarak gördüğümüz oyuncuların yetersizlikleri ileriye yönelik yapılan planları alt üst eden cinsten.

Her defasında söylüyoruz. Biz söylemekten bıktık Mustafa hoca halen hatalarından ders çıkarmasını başaramadı. Yerinde olmayan oyuncu değişiklikleri skora ciddi anlamda hiç bir vakit katkı sağlamadı aksine aleyhimize sonuçlanan maçlar oldu.

Bu kadro yapısı zati 3 kulvarı kaldıramayacak ölçüde yetersizdi. Büyük bir kulübün bu denli yetersiz kadroya sahip olması üzerinde çalışılması konulardan biri.

Balıkesirspor'a ayrı bir parantez. Hak ettikleri bir karşılaşmadan galibiyet ile ayrılarak kupada ki mücadelelerine devam edecekler. Kendilerini tebrik ediyoruz.

1 Aralık 2013 Pazar

Kazançlı Hafta



Çarşamba akşamı maç oynayan Galatasaray'ın ligdeki maçını pazar akşamına koyan zihniyet, Perşembe akşamı mücadele eden ve ülkeye bu yıl puan anlamında en büyük katkı sağlayan ötekileştirilmiş Trabzonspor'un maçını pazar gündüz vaktine koymuştur. Bu duruma hiç bir mantıklı açıklaması bugüne kadar olmamıştır olmayacaktır da. Zati yıllardır gündüz maçlarında ezici bir üstünlüğe sahiptir Trabzonspor.

Ligin dibine demir atmış Erciyesspor ile karşı karşıya geldi. Oyunun büyük bir çoğunluğunda rakip takımın üstün olduğu görünsende Trabzonspor sahadan 3-1 galip almasını bildi ve rakiplerinin puan kaybettiği haftayı karlı kapattı.

Son haftalarda alınan başarılı sonuçlara rağmen halen stadyumun boş kalması durumu ise şehrin ruhunun söndüğünün belirtisidir.

Yoğun maç programından başarılı sonuçlar çıkarmasını bilen Mustafa hoca ve ekibi oyun yönünden bizleri mutlu etmese de haftayı moralli kapatmamıza yardımcı oluyor. Tüm sıkıntıyı bize 90 dakika da yaşatıp tüm bir hafta rahat etmeyi sürdürüyor.

Oyuncu performanslarına göz attığımızda ise her zaman olduğu gibi Onur ve Olcan ikilisi sahanın en iyileri olmaya devam ediyor.

29 Kasım 2013 Cuma

Avrupa'da Fırtına



Uefa Avrupa ligi J grubunda 5. maça çıkan Trabzonspor'umuz için bir üste tura kalma mücadelesinde beraberlik dahi yeterken son zamanlarda sergilenen en güzel futbolu ortaya koyarak sahadan 4-2 lik skor ile ayrıldı.

Mustafa hoca ilk 11'leri kurma görevinde üstüne düşeni iyi bir şekilde yerine getirirken ne yazık ki oyunu okuma ve oyuncu değişiklikleri konusunda halen çok bariz hatalara düşüyor. Yaptığı oyuncu değişiklikleri Lazio karşısında skoru korumayı bırakın neredeyse alacağımız maçı kaybedecek duruma getirmişti. Aynı hatayı dün akşam ki Apollon maçında da tekrarladı. Umarım bu konuda da kendine özeleştri getirir.

Gelelim sahadaki oyuncuların performansına. Kadir kendinden çok çok üstün oyun ortaya koyarak sol bekte güven verirken Malouda, Bosingwa, Zokora ve Colman gibi oyuncularında iyi oyun ortaya koymaları taraftarın gönlüne su serpen cinsten. Onur ve özellikle Olcan için anlatılacak çok şey yok zati. Sahanın en iyileri.

Trabzonspor bu skor ile Avrupa kupalarında bir üst tura çıkmayı garantilerken grubu lider bitirmek için Lazio deplasmanından en az 1 puan ile dönmesi gerekmekte.

24 Kasım 2013 Pazar

Oyundan bağımsız skor



Milli maç araları Trabzonspor'a çoğunlukla yaramıştır. Fakat bu aradan sonra yoğun bir maç temposuna girileceği de akıllarda kuşkular uyandırıyordu. Trabzonspor bu yoğun temponun ilk ayağında Avni Aker stadında Eskişehirspor'u ağırladı. Oyunun istatistiki açısından egemenliği rakip takımdan yana olsa da maçı Trabzonspor 1-0 kazanmasını bildi.

Sakatlıktan dönen Onur'un performansının kaldığı yerden devam etmesi günün sevindirici olaylarındandı. Tabi Onur bu iyi performansı sergiliyorsa demek ki savunma hattında halen eksik olan bir şeyler olduğu söz konusu.

Ortaalanda Colman'da gözle görülür iyiye gitme görülürken Adrian'da son haftalarda inanılmaz bir düşüş var. Bu durumun nedeni araştırılıp tekrardan takıma kazandırılması sağlamalıdır. Genç oyuncu Kadir'in de gün geçtikce form tutması gelecek yıllar için sol bek ihtiyacını gidereceği umuduğunu veriyor insanlara.

Trabzonspor yoğun maç temposuna ek olarak sakat ve ceza oyuncularında olumsuzluğuna rağmen ligde ve Avrupa'da güzel sonuçlar almaya devam ediyor. Biz Trabzonspor taraftarı olarak bu futboldan memnun kalmasakta sahada maç sonunda kazanan taraf olunca bir yerde sesimizi yükseltemiyoruz.

8 Kasım 2013 Cuma

KAZANDIK



"Trabzonspor’u tutmak sadece o yörenin çocuğu oImakIa açıkIanabiIecek miIIiyetçi bir davranış değiIdir. Benim için Trabzonspor, en güçIüIere karşı koyan ve herkesi yenen hayaIi kahramandı. ÖyIe bir kahramandı ki statükoyu biIe devirmişti."

"Trabzonspor'un atacağı bir gol şutu için neler vermezdim ki "

Bu sözler "Şair Ceketli Çocuk" Kazım Koyuncu'ya ait. Büyük Trabzonspor'lu ve bunu söylemekten asla çekinmeyen büyük sanatçının dün Trabzonspor'un maçının olduğu gün doğum günüydü. Çoğu kez yanlı habere imza atmış kanalların bile es geçmediği bir duruma Trabzonspor resmi internet sitesinin duyarsız kalması üzüntü verici bir olay.


Gelelim dün ki maça. Trabzonspor belki de Avrupanın en zor deplasmanlarından birine Legia karşısına çıktı. Mustafa hoca zaten maç öncesi yaptığı açıklamalarda oyunu beraberlik üzerine kuracağını ifade etmişti ve beklentimizde fazla değildi aslında futbol ve skor açısından. Oyunun tamamında pek hakim bir görüntü ortaya koyamasakta maç sonunda skor 2-0 lehimizeydi.

Trabzonspor bu skorla namağlup olarak grup liderliğini sürdürürken Avrupa kupalarında deplasmanda üst üste 5 maç kazanarak bu alanda ki rekoru kırmış oldu. Ayrıca son 12 Avrupa kupaları mücadelesinde yenilgi yüzü de görmedi.

Şu pozisyonda bir İstanbul takımı olsaydı medyanın haberleri, yorumları daha farklı olacaktı. KAZANDIK demekten aciz insanlar Trabzonspor'un galibiyetinden hazetmeyen büyük bir çoğunluğa sahibiz. Ötekiyiz biz bu ülkede ve böyle de kalacağız gibi.

Maç sonunda başbakanın soyunma odasına gidip futbolcuları tebrik etmesi ise ironinin kendisidir. Trabzonspor'un gasp edilen şampiyonluğunda parmağı olduğu herkes tarafından bilinen zatın bu şekilde gösteri yapması hiç mi hiç etkileyici olmuyor.

4 Kasım 2013 Pazartesi

Avrupa öncesi idman



Yine bir pazar günü, yine erken bir saat ve yine boş tribünler önünde bir futbol mücadelesi. Rakip ligin formsuz takımlarından Elazığspor.

Trabzonspor son haftaların belki de en güzel oyunlarından birini ortaya koyuyordu. Belki bu güzel futbolda rakibin formunun etkisi vardır ama yine de izleyenlere keyif veriyordu. Elbette bu güzel oyun skora da yansıdı ve Trabzonspor sahadan 4-0 galip ayrıldı. Avrupa mücadelesi öncesi büyük bir moral sağladı.

Yeni forma şansı bulan oyuncuların başarılı performansı umut verirken yaşanan talihsiz sakatlıklar ise can sıkan cinstendi.

Maç içinde aynı pozisyonda hakem kararlarının farklı olması artık alışılagelmiş bir durum haline geldi.

Maç sonunda ise vukuatlı futbolcu Bilica'nın Olcan'a yaptığı davranışların cezasız kalıp kalmayacağını ise önümüzdeki haftalarda göreceğiz ki beklentimiz boşuna aslında.

Maçın adamını seçmek istediğimizde ise haftalardır değişmeyen isim kaptan Onur yine ilk sırada.

29 Ekim 2013 Salı

Yan'lı İsler



Ligin 9. haftasında orta sahada Colman, Adrian ve defans hattında son haftaların formda ismi Mustafa Yumlu'dan eksik kadrosu ile Kasımpaşa deplasmanına konuk oldu Trabzonspor.

Orta alanda pas trafiği yapan oyuncularından yoksun Trabzonspor için formda olan bir Kasımpaşa maçı gayet zorlu olacağı tahmin ediliyordu ki düşünüldüğü gibi de oldu.

Trabzonspor'un kötü oyununa birde hakem Özgür Yankaya'nın yanlı kararları eklenince Trabzonspor sahada 3-2 skorla mağlup ayrıldı.

Daha önceki haftalarda değindiğimiz gibi sahaya çıkan ilk 11'lerde ideal kadroyu bulan hoca nedense oyuncu değişikliklerine akıl almaz işler yapmaya devam ediyor. Yeniyorda yeniliyorda olsa sanki o anki skoru koruma çabasına sokuyor kendisini.

Ayrı bir parantezde taraftar gruplarına açmak gerekiyor. Aynı taraftar grubu ve yine stadda vukuatları. Alkol alan ergenlerin düşüncesizce davranışları ve niyeti sadece futbol izlemek isteyen taraftarlarıda futboldan soğutmaya neden olmaları. Sadece kendilerinin bağırarak taraftar olduklarını sandıkları düşüncesi bu olayların süregeleceğinin göstergesidir. Tek çözüm böyle taraftar gruplarının tribünden feshedilmesidir.

25 Ekim 2013 Cuma

Fırtına Avrupa'da Lider



Uefa Avrupa ligi grup maçlarının ilk yarısının son maçında Trabzonspor Avni Aker stadında Polonya'nın Legia Varşova takımını ağırladı.

Son yıllarda Trabzon şehri çalınan şampiyonluğun etkisindenmidir bilinmez ama maçlara çok duyarsız kalmaktadır. Takım belki tatmin etmiyor olabilir ama Avrupa da alınan başarılı sonuçların insanları tribüne çekmesi en azından skor taraftarı açısından önemli olmalı.

Uzun bir aradan sonra ilk defa çift forvetli takım dizilişine sahip Trabzonspor'da Janko da ilk 11 de ki yerini aldı ve 7. dakikada attığı gol ile ilk yarıyı 1-0 üstün kapatmamızı sağladı. İkinci yarı oyun disiplinden kopsakta Olcan'ın duran toptan attığı gol ile maçı 2-0 kazanmasını bildik ve bu skor ile Avrupa Ligi J grubunun ilk yarısını lider tamamladık. Ayrıca bu skor ile Avrupa kupalarında kendi sahasında yenilmeme serisini 11 maça çıkarmış oldu.

Maçın adamı olarak ise yine her zamanki gibi kritik kurtarışlara imza atan kaptan Onur Recep KIVRAK'tı. Yaptığı kurtarışlardan sonra en ufak bir ego göstergesi göstermediği gibi takımı da motive edici davranışlar sergiliyordu.

Mustafa hoca yenemiyorsan yenilme stratejisi ile bu maçtanda başarılı bir sonuçla ayrılarak taraftarların kafasında çelişkili düşünceler oluşturmaya devam ediyor.

21 Ekim 2013 Pazartesi

Yoğun Tempo



Milli maç aralarından sonra Trabzonspor lige çoğunlukla iyi sonuçlar alarak başlardı. Taraftar olarakta herkes aynı düşünceye sahipti ve kolay bir maç olacağı bekleniyordu.

Futbolcuların dinlenmiş ve daha motive olması gerekirken sanki akıllarında hiç futbol oynamak yokmuş gibi hareket etmeleri izleyenleri çileden çıkaran bir durumdu. Bu duruma hakemin yanlış kararları ve Mustafa hocanın saçma sapan oyuncu değişiklikleri de eklenince puan kaybı kaçınılmaz bir hal aldı.

Trabzonspor 22 günde toplam 6 maçlık serüvenin ilk ayağına puan kaybı ile başladı.

Mümkün olduğu sürece bu yoğun tempodan en iyi sonuçlar çıkarmasını bilecektir. Alınacak sonuçlarda en önemli katkıyı yapacak olan kişi iste Mustafa hoca ve oyuncu değişiklikleri tabi ki.

Trabzonspor tribünlerine değinmek gerekirse 3 kulvarda mücadele eden bir takımın pazar günü olan bir maçına katılımın az olması ve tepki verilmesi gereken noktalarda sessiz kalması takım ruhundan önce taraftar ruhunun ilk başta kazandırılması gereken eylemlerden biri.

7 Ekim 2013 Pazartesi

Gerilim hattı



Perşembe günün akşamı Uefa Avrupa liginde Lazio gibi güçlü bir ekiple  mücadele ediyorsun. Skoru 3-1 yaptıktan sonra 2. yarı düşen performansın nedeniyle durum 3-3 e geliyor ve kaçan puanlara üzlüyorsun. Sonra 1100 km lik bir uçak yolculuğu ve pazar akşamı senin hakkını çalan takımın sahasında oynayacağın maça geliyorsun. Takım yorgun ve taraftar da bir o kadar ümitsiz skor konusunda. Bu düşünceler eşliğinde maç başlıyor.

Bir maçtan daha fazlası Fenerbahçe-Trazonspor karşılaşması. Tüm delillerle şike yapıp hakkını çalan takıma karşı bir mücadele Trabzonspor açısından.

Oyun Trabzonspor açısından sıkıntılı olarak başlıyor ki kaleye ilk şutunu bile 50. dakikada çekiyor. Oyunu tamamiyle kendi sahasında kabullenmiş bir görüntü sergiliyor. Ama mücadele ruhundan en ufak bir ödün vermeden. Futbolcular ki özellikle Zokora takımın değil sahanın en iyiysiydi sergiledği mücadele ile. Malouda ise 33 yaşında olmasına rağmen sahanın en fazla koşan ismi oldu.

2009-2010 sezonunda ki Fenerbahçe'nin son anda şampiyonluğu kaybettiği maçta ki oyunu hatırlatan maç yine berabere sonuçlanıyor. Maç sonunda ise artık alışılagelmiş Fenerbahçe taraftarı ve oyuncuları çirkefliği sahne alıyor artık sahada. Selçuk Şahin'in ONUR'un yolunu kesmesi, Bekir ve Volkan'ın Zokora'ya sataşmaları futbolda elde edemediklerini saha dışında elde etme mücadelesiydi.

Maç sonu stad çıkışında Trabzonspor başkanı ve yöneticilerine taraftar, emniyet ve stad görevlilerin daranışları ise Trabzonspor'un her daim maruz kaldığı olaylardı artık.

Tüm görüntü kayıtlarının olduğu ( ki 3 Temmuz sürecinde de bu durum söz konusuydu ) maç için olaylara müdahil olan kişiler hakkında gelecek cezaları şimdiden beklemedeyiz.

4 Ekim 2013 Cuma

Farklı Devreler



Kader haftası olarak nitelendiriğim haftanın ilk karşılaşması olan Lazio ile Avni Aker'de karşılaştık.

Ligin ilk yarısı oynanan futbol işte bu dedirten cinstendi. Tempolu, aklı başında ve rakibi ekarde eden bir anlayış vardı ki bu ilk yarının skoruna da yansımıştı : 3-1.

Ne olduysa ikinic yarı oldu. Sanki bir değnek tüm düzeni değiştirdi. Rakibi kendi sahasında kabul eden bir Trabzonspor vardı artık sahada. Rakibin yürüyerek kaleye kadar gelmesi gelecek gollerin habercisi niteliğindeydi. Sadece ligin ilk haftası yarım devre görev alan Alanzinho'nun skoru koruma adına sahaya girmesi ve ayağına gelen topun düzgün kullanamaması maçın kırılma anıdır.

Lazio'nun etkili olarak kullandığı köşe atışları ve Onur'un yan top zaafı gözle görünen durumlar iken buna önlem alınamaması ve defansın inanılmaz hataları sonucu maçın skorunu belirledi : 3-3.

Lazio böyle bir deplasmandan 1 puan aldığı için sevinçli iken bizler ise elimizden kaçan 3 puana üzülüyorduk. Evet Trabzonspor olarak böyle bir ligde mücadele ediyoruz ve İtalyanın güçlü ekiplerinden birini elimizden kaçırdığımız için üzüldüğümüz ana şahit oluyoruz. Takım adına sevindiren bir gelişme.

Şimdi sırada haftasonu oynanacak olan Fenerbahçe derbisi var. Umarım bu karşılaşmada Lazio maçının ilk yarısında gösterilen performansa benzer bir oyun ortaya koyup bu maçtan da istediğimiz puanları alırız.

30 Eylül 2013 Pazartesi

Kader haftası



Trabzonspor kötü oyuna ve sıkıntılı dakikalar yaşatmasına rağmen kazanmaya devam ediyor.

Futbol adına biz taraftar olarak pek bir zevk almıyoruz ama Avrupa ligi ve ligde ki durumuna baktığımızda rakiplerine göre ön planda duruyor.

Bunda Mustafa hocanın şansının çok büyül katkısı olduğu düşüncesindeyim. Maçlarda öne sürdüğü kadrolar, yaptığı saçma değişiklikler ve kuralarda ki şansı bu düşüncemi destekler nitelikte.

Mustafa hoca ve Trabzonspor'umuzun asıl durumunu gözler önüne sereceği asıl hafta geldi çattı.

Avrupa liginde ki güçlü bir ekip olan Lazio ile ve ardından ligde Fenerbahçe ile yapılacak olan maçlar takımın gerçek görüntüsünü ortaya koyacak.

Bu maçlardan alınacak olan en az 4 puan bile hocanın takımda ki başarısını ortaya koyacaktır.

Birde başarılı futbolcularımızın kendine olan güvenleri ve sahada ortaya koydukları performansda bu başarılı sonuçların alınmasında en büyük katkıya sahiptir.

Kader haftası diye nitelendirdiğimiz hafta geldi. Umarım takım ve hoca için güzel sonuçların alınacağı bir hafta olur.

20 Eylül 2013 Cuma

Şans devam ediyor



Uefa Avrupa ligiilk maçında Güney Kıbrıs ekibi Limassol'un konuğu olan Trabzonspor 1-0 yenik düştüğü maçı 2-1 kazanmasını bildi.

Kadrolar ilk açıklandığı andan itibaren herkesin kafasında sahada nasıl bir dizilim olacağı, sol kanatta kimin görev yapacağı soruları vardı. Maç başladığı anda son haftalarda sürekli olarak sol bek görevinde bulunan Olcan sağ açığa, sol kanat ise tamamiyle Aykut Demir'e teslim edilmişti. Bosingwa'nın maç eksiği olmasına rağmen iyi görüntü sergilemesi ve MAlouda'nın gerçekten futbolu futbol olsun diye oynaması takdir edilecek cinstendi. Yusuf'un başarılı performansının ardından kesik yemesi ise gerçekten tartışılacak bir durumdu.

Bazen kendimi alamıyorum Mustafa hoca Hollanda'ya gerçekten futbol konusunda kendisini geliştirmek için mi gitti diye. Bu düşünceme sebep olan durum ise oyuncu değişikliklerinde yaptığı hatalar. Var olan sonucu koruma durumu Trabzonspor futbol anlayışına yakışmayan cinsten.

Maçın hakemine gelelim. En ufak pozisyonda bizim oyuncularımıza kolayca kart gösteren İspanyol hakemin rakip futbolcuları es geçmesi de gözden kaçırılacak bir durum değildi.

Trabzonspor Avrupa da ki şansının yardımıyla halen iyi sonuçlar almaya devam ediyor. Umarım uzun bir süre devam edecektir.



15 Eylül 2013 Pazar

Korkak ve Vasat Futbol



Ligin 4. haftasında eski hocası Tolunay Kafkas'ın teknik direktörlüğünü yaptığı Karabük'ü Avni Aker'de ağırladı Trabzonspor.

İlk yarısı golsüz geçen mücadelenin ikinci yarısında Henrique'nin forvetvari golü ile sönük geçen maçtan 1-0 galip ayrılmasını bildi.

Volkan'ın kesik yediği bu hafta Yusuf ortaya koyduğu performans ile herkesten alkış almasını bildi.

Futbol olarak Trabzonspor halen vasat. Kendi sahasında tek forvet ile sahaya çıkıp, son dakikalarda skoru koruma hamleleri yapmak Trabzonspor'a yakışmayan bir futbol anlayışı.

Bu hafta başlayacak olan Uefa Avrupa liginde bu şekilde yapılacak olan mücadele ile hüsran yaşamaya hazır ol mesajı bile veriyor gizliden Trabzonspor.

Mustafa hoca elinde ki adamlardan iyi şekilde yararlanmayı başarabildiği sürece aslında başarıyı yakalayabilecek.

11 Eylül 2013 Çarşamba

Hepimiz Joganitayız



2 Ağustos 2011 tarihinde "Temiz Futbol, Güzel Oyun" sloganıyla yayın hayatına başlayana joganita.net sitesi bugüne kadar yayınladığı yazılar ve ropörtajlar ile onbinlerce insana ulaşmasını bildi.

Futbolun ve sporun gizli kalmış güzel yanlarını genç kadrosu ile sporseverlerin hizmetine sunan bu güzel topluluk ayrıca Türkiye'nin ilk futbol kütüphanesini Trabzon'da hizmete açtılar. Farkılı dillerde yazılmış binlerce eser yer almakta olup içine girildiğinde göz zevkini de doyuracak nitelikte ürünlere sahip.

Böyle güzel işlere el atan bir topluluğun ülkenin spor bakanı tarafından hedef gösterilmesi olayı nedir peki.

"İstanbul 2020'yi Protesto Ediyoruz!" isimli yazı ile bir çok taraftara göre de haklı olduklarını dile getirdiler. (Yazının tamamı için - http://www.joganita.net/index.php?option=com_k2&view=item&id=676:istanbul-2020yi-protesto-ediyoruz )

Sonuçta ne oldu Türkiye 2020 olimpiyatlarını kazanamadı ve oylama sonucu Japonya Başbakanın yaptığı konuşma aslında gerçek suçluları ortaya koyuyordu. Fakat suçu kendinde değilde farklı yerlerde arayan insanlar hedef şaşırtma yoluna girmişlerdi.

Duyarlı insanlar olarak Joganita'ya atılan bu iftiranın her daim karşısında duracağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Daha güzel adımların atılacağından emin olduğum bu topluluğa da saygım gün geçtikce artacaktır.

#HepimizJoganitayız

2 Eylül 2013 Pazartesi

Travma



Bir garip koltuk oldu Trabzonspor teknik adamlığı.

Gelen adama sanki bir sihirli çubuk değiyor ve ne yapacağını bilemiyor.

Kafasındakiler ile sahadaki yaptırdıkları hiç mi hiç uyuşmuyor.

1461 Trabzon'un başındayken fırtınalar estiren, cesur futboldan bir adım taviz vermeyen hoca TRabzonspor'un teknik patronu olduktan sonra futbol bilgisini kaybetti sanki.

Saçma sapan oyuncu dizilimleri, performansını bir türlü tutturamayan oyuncuları kazanma hevesi, maç esnasında oyunu okuyamama durumu ...

Sonuç : Ligin belki de en kötü takımı olarak gösterilen Akhisar takımından deplasmanda 3 gol yemek.

İçler acısı ise maç sonu yapılan röportajda oynanan futboldan memnun olunması. Hangi futbol hoca hangi futbol.

Binlerce km yol yapıp orada sevdasını izlemeye gelen taraftarın maç sonundaki gözü yaşlı görüntülerini de futbolculara izletin. İzletin ki daha sonra 2 bilet alıp bize küfür edemezsiniz diyen adam utancından siktir olup gitsin.

1 Eylül 2013 Pazar

Dershanecilik deneyimim



Dershanecilik sisteminde öğretmenin görevleri nedir adlı kısa bir görüş bildirisi olacak bu yazı.

Daha önce hiç dershane yaşantım olmadı ve ilk defa bir dershanede işe başladım.

Okulların açılmasına uzun bir süre olduğu için tahmin edildiği gibi kayıt işlemleri devam etmekte normal olarak.

İşe başlamadan öncede kayıt işlemlerine yardımcı olunacağı konusunda konuşuldu yalan değil. Ama bunun normal bir şekilde olacağını düşündüm tabi ki.

Neyse ilk günüm sadece kurumda ki diğer öğretmenleri izleme ile geçti.

Yaptıkları iş ellerinde bulunan listeye göre velileri arayıp öğrencilerini kuruma kayıt ettirmeyi düşünüp düşünmediklerini sormak ve ikna etmek.

Şimdi düşündüğümüzde evet böyle bir olaya ihtiyaçları var ama insanları bir hedefe zorlamak baskı yapmak bir o kadar yanlış.

Elbette ki orada çalışan insanlarda daha fazla kazanmasını ister kurumlarının ama bunu onların haklarını gasp ederek yada azarlayarak yaparak değil.

Eğitimcilerin pazarlamacı gibi görev alması hiçte hoşa giden bir durum değil.

Eğitim kurumları pazarlamasını dönem içinde verdiği eğitim ile yapmalı.

Öyle bir eğitim sunmalı ki insanlara daha sonraki kayıt döneminde bireyleri arama gereği duyulmasın.

Ve 1 haftalık süreçte yaşanan en kötü olay ise şuydu : 2. sınıftan 3. sınıfa geçen bir öğrenciye eğitim verilmesi için telefon açıldığı sırada velinin çocuğunun öldüğünü söylemesi. İşte o an insanın başından kaynar sular dökülür. Çalışmak mı ? Yaşamak bile gelmez içinden o an insanın.

Kısa dershanecilik iş hayatımda edindiğim izlenimler bunlar.

Öğretmen adaylarının kendilerini iyi geliştirmesi ve gerçekten birer eğitimci kimliğine sahip olmaları gerekmektedir.

Öğretmenler pazarlamacı değil eğitimcilerdir.

23 Ağustos 2013 Cuma

Kobay takım



Tolunay hocanın takımdan ayrılmasından sonra Trabzonspor teknik adamlığına Mustafa Reşit hoca getirilince herkes devrim niteliğinde değişiklikler bekliyordu.

1461 Trabzon takımından da kendi oyuncuları ile takımın başına geçince bu genç yetenekleri de kullanacağı yönünde düşünce oluştu herkesin kafasında.

Avrupa kupaları mücadelelerinde kolay takımların rakip olarak karşımıza çıkması taraftar olarak aslında bizleri heyecanlandırmıştı. Çünkü genç oyuncuların ve yeni takımın motive olması açısından iyi bir durumdu.

Belki istenilen transferler olmadı yada geç yapıldı. Geçen yılın oyuncuları ile ve alttan gelen oyuncular ile devam etmesi bir sıkıntı ama Mustafa hoca bazen kadro yapısında bile inanılmaz hamleler deniyor.

Olcan adını sol bek oynatma hevesi, Volkan denilen zibidiye halen katlanması, genç yeteneklere şans vermemesi hocanın kredisini tüketiyor.

Bu kadro tam 2 hoca yedi. Adrian'a tavır almak ve sonra tekrardan ona sarılmak her teknik adamın düştüğü hata.

En ciddi sınavında yapılmayacak kadro dizilişi ve değişiklikler ile Beşiktaş maçını kaybettikten sonra Kukesi takımıyla yapılacak olan mücadeleyede ders almadan kadro sürmesi kendisine olan güvenleri azaltıyor.

Umarım Mustafa hoca kendisinden beklenen hareketleri biran önce göstermeye çalışır.

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Yanlış tercihler



Ligin ilk maçı ve rakip Beşiktaş. 

Sahaya sürülen kadroya bakıyoruz önceki resmi maçlarda ilk 11 başlamayan futbolcuların yer aldığı bir kadro. Ortaalan diye tabir edebileceğimiz bir kadrodan yoksun. 

Colman'ın kırmızı kart görmek için elinden geleni yapma çalışmaları, Volkan ın anlamsız performansı. 

Adrian ın kadroya neden alınmadığını hocaya sorun şeklinde ki maç öncesi serzenişi için halen gelmeyen bir açıklama ise halen kafaları karıştırıyor. Adrian evet belki tam olarak performans sergileyemiyor olabilir ama bu takımın en Zeki ve yetenekli oyuncusudur. Bir şekilde yararlanılmalı. 

Teknik hoca egosu takımdan büyük olmamalı. Şenol hoca da aynı sorunu yaşadı şimdide Mustafa hoca aynı hatayı sergiliyor. 

Oyuncu seçimi, dizilişi ve değişiklikler ile bu mağlubiyetin tek sorumlusu Mustafa hocadır. 

Takımın dün için sahada ki en iyi ve de en şanssız ismi de Aykut Demir dir. 

Umarım bu mağlubiyet Mustafa hocadan beklenen değişmeleri göstermeye yeterli olacaktır. 

8 Ağustos 2013 Perşembe

Futbol bütünlüktür

Futbolu çoğunluk 3 ihtimalli bir oyun olarak görürken ben sadece iki ihtimali olduğunu düşünürüm : Kazanırsın yada kaybedersin.

Dünyanın en fazla izlenen sporlarından biri olan futbolda insanlar gönül verdikleri takımların hem mücadelesinden hem de o mücadele sonrası kazanılan galibiyetten sevinç duyarlar.

Bazen saha içinde ki mücadelede farklı etkenler yer alsada ( hakem hataları, futbolcuların performansı ) çoğunlukla kazanma isteğine sahip takımların zaferi ile sonuçlanır.

Saha içinde ki mücadele ruhuna tribünde bulunan insanlarında ruhu eklenince seyir zevki yüksek maçlar ortaya çıkar.

Bazı durumlarda ise rakibin çok güçlüdür tüm ruhunu ortaya koysanda sonuca müdahale edemeyecek durumun olabilir.

Futbol müsabakalarında yakın zamanda iki görüntü beni etkilemiştir.

İlk görüntü bir Şampiyonlar Ligi mücadelesinde Arsenal karşısında 7-0 mağlup olduktan sonra seyircisi önünde özür dileyen Slavia Prag lı oyuncular.


Takımlar birbiri ile karşılaştığında güç dengesinin olduğu açıkca ortada ve futbolcuların maç sonunda ki o görüntüsü ellerinden geleni ortaya koyduklarının göstergesidir.






Diğer bir görüntü ise Partizan kulübünün şampiyonlar liginde elendikten sonra taraftar grubu liderinin sahaya inerek takım kaptanının kolundan pazubantı sökmesi.




Futbol bir bütünlük oyunudur.

Sahada ki futbolcular ve tribünde ki insanlar.

İki grupta o anı beraber yaşarlar ve sonucuna beraber üzülür yada sevinirler.

2 Ağustos 2013 Cuma

Dalya galibiyeti



Avrupadaki 100. maçında Belarus ekibi Minsk karşısına çıkan Trabzonspor son haftalardaki performansı ve gollleri ile dikkat çeken Henrique'nin golü ile sahadan 1-0 galip ayrılmasını bildi.

Deplasmanda alınan bu galibiyet ile turun kapısı bir nevi açılmış oldu.

Fakat halen ciddi bir rakip ile mücadele edilmemesi takım hakkında belirleyici yorumlar yapılmasına imkan vermiyor.

Dün akşam sahada izlediğimiz Volkan halen bir çok gol pozisyonun harcanmasına neden olurken, defans hattının inanılmaz hataları güçlü rakiplere karşı takımı zor durumda bırakacak nitelikte.

Yeni transfer Malouda'nın ise fiziki olarak halen hazır olmadığı görüldü.

Trabzonspor bu turuda bir şekilde geçecektir, belki play-off da geçilecektir ama takım olarak halen olumlu bir görüntü sergilememekte.

Mustafa hocanında kendinden beklenen kadro yapısını bir türlü sergileyememesi akılları karıştıran başka bir husus.

Rövanş maçında dün akşamın bana göre en iyisi olan Colman'ın kırmızı kart görmesinden dolayı olmayacağı takım için büyük eksiklik.

Ayrıca her gelen hocanın Adrian'ı erkenden oyundan alma olayınıda bir türlü çözmüş değilim.

Kazanan takım bozulmaz prensibinden uzak ve saha içinde çok daha iyi bir takım izleyeceğiz umarım.

Ayrıca maç sonu sahada yaşanan tartışmada tüm takımın o bölgede olması da bir şeylerin değiştiğini göstermekte.

1 Ağustos 2013 Perşembe

Sen Kazandın ÖSYM



12 yıl boyunca okursun Türkiye'de ki artık zorunlu bir eğitim yılı sayısı olmuştur.

Yüzlerce sınava girersin bu zaman zarfında ve artık geleceğini şekillendireceğini düşündüğün üniversite sınavı çıkar karşına.

Bütün bir yılını verirsin ve iyi bir bölüm, iyi bir üniversite tercih etmek için.

Benim öyle fazla bir emek harcadığım düşünülemez ama yinede çalıştım ve öğretmenlik bölümünü kazandım.

Eeee garanti meslek, güzel meslek deyip dururlar ortalıklarda.

Sadece öğretmenlik diye tercihlerim arasında olan bölümü kazandım ve okumaya Türkiye'nin bir ucu olan Ağrı'ya gittim.

4 yıllık eğitim süreci boyunca quantum, anatomi, diziler, türevler, eğitim bilimleri vs. bir çok konu üzerine eğitim aldık.

Sonra eğitimin şartlarından biri olarak devlet okullarında staja gönderildik.

Ben gönderildiğim staj okulunda ileri ki yıllarda öğretmen olmayacağımı söyleyip okulda ki rehber öğretmeninden beni bu dersten bırakmamasını söylemişliğim oldu.

Sağolsun kendisi beni AA ile geçirdi ve okulda ki staj dersimden de geçmesini başardım.

Yani artık öğretmenlik için hazır hale geldiğinizi düşündüğünüz anda devlet size dur diyor.

Hele bir şu sınavı da kazan sonra düşünürüz diyor.

Yani halen aday adayısınız bu durumda.

Çok kötü bir sistem di mi verdiği eğitime ve mezun sayısının fazla olmasından dolayı seni tekrar sınava sokuyor.

Siz siz olun planlamayı yaparken geleceğiniz için her ihtimali düşünün ve yola öyle çıkın.

Bu seferde sen kazandın ÖSYM ama bu son olacak ;) .

26 Temmuz 2013 Cuma

Kolay Tur



Trabzonspor 4-2'lik maçın rövanşında İrlanda'da Derry City'nin konuğu oldu.

İlk maçtaki kadro ile sahaya çıkan Trabzonspor sahadan 3-0'lık farklı bir skor ile sahadan ayrılırken İnter galibiyetinden sonra ilk defa deplasmanda kazanmasını bildi.

Fakat ortaya konan oyun halen kimseyi tatmin edecek düzeyde değildi.

Defanstan top ile çıkamamalar, orta alanda pas trafiğinin kısır olması ve tek forvetli bir Trabzonspor kafaları kurcalamaya yetiyor.

Kanatlardan etkili gelme çabaları oyuncuların bireysel davranışları yüzünden sonuçsuz kalıyor.

Özellikle Volkan Şen'in kendine bile çalım atma mücadelesi bir çok ataktan olmasına neden oluyor Trabzonspor'un.

Bir sonraki rakibin Belarus ekibi Minsk olması Trabzon'u belki yine fazla zorlamayacaktır fakat takım görüntüsünden uzak olan Trabzonspor'un ciddi rakipler ile karşılaşmadan biran önce takım oyununu oturtması gerekiyor.

Dün akşam ki maçın adamına gelirsek attığı iki gol ve yaptığı asistle Henrique olarak görünüyor.

19 Temmuz 2013 Cuma

Hoşgeldin Stres



Trabzonspor 2013-2014 sezonunun ilk resmi maçına Avrupa Ligi eleme mücadelesinde Kuzey İrlanda Ekiplerinden Derry City karşısında çıktı.

Kadro olarak geçen yıldan farklı bir diziliş içinde çıkmayan Trabzonspor maçtan 4-2 'lik skor ile ayrılmasını bildi.

Rakibin pozisyon bulmadan 2 gol bulabilmesi defans hattının ne kadar vahim bir durumda olduğunu gözler önüne seriyordu.

Futbolcuların tam olarak hazır olmadıkları ise maç esnasında göze çarpıyordu.

Olcan, Colman ve Adrian dışında sergilenen oyun hoşa gitmeyen cinstenti.

Alınan 2 farklı sonuç turu geçmek için yeterli olabiliecektir fakat bu düzeyde ki bir takımdan 2 gol yenilmesi ileri maçlarda takımı daha zor duruma sokacaktır.

Ayrıca bir parantez açmak gerekirse Zeki Yavru 61 numaralı forması ile uzun yıllardır sıkıntısını çektiğimiz sağ kanat olayına son verecek görüntüsü sergiledi bizlere.

Yeni transfer(ler)in de takıma katılması ile daha zevkli bir Trabzonspor izleyebiliriz umarım.

23 Mayıs 2013 Perşembe

Gebersin AMK

 




Bir futbol mücadelesi.

Bir kupa mücadelesi.

Emekleri çalınan takım ile çalan takımın mücadelesi.

Olağanüstü güvenlik önlemleri.

Neredeyse 2 kişiye 1 polis düşüyor.

Ankara'ya girişten itibaren polis ve jandarmalar tarafından arama serüvenleri.

Neyse ki bir taşkınlık yaşanmadan polis arabasının eşliğiyle stada adım attık.

Dinlenme yerinde yaşadığımız ufak çaplı tartışmaları konuşmaya gerek bile duymuyoruz.

Trabzonspor tribünlerini hiç bu kadar tek bir ağız ve senkronize şekilde görmemiştim.

Maçın ilk dakikasında Volkan Şen ile kaçan pozisyon tribünlerin var olan heyecanına daha büyük katkı sağladı.

Fakat daha sonrası yenilen gol umutları yitirmeye sebep olmadı ama sinirlerin yıpranmasına yol açtı.

Yavaş yavaş tribünlerde tansiyon yükselmeye başladı.

Trabzonspor taraftarları arasına güvenlik güçleri yerleştirildi.

Evet yanlış duymadınız, Trabzonspor taraftarları arasına güvenlik güçleri yerleştirildi stadın hiçbir bölümünde böyle bir görüntü yokken.

Zaten yıpranan sinirler patlamak için en ufak kıvılcım bekliyor bir de Ankara Emniyetinin böyle tutumları körüklemeye yetiyordu.

Dakika 61 kutlamları yaşanmadan tribünde sinirleri gerilen Trabzonspor taraftarından yaralan insanların olması ve bunların doğal olarak ambulanslara nakledilmesi esnasında çevik kuvvet ekibinden bir polisin "gebersin amk" demesinin üzerine stadın içine açılan kapının kırılmasının terörist tavır olarak gösterilmesi de ancak Türk medyasına yakışırdı.

Tekrar kuruyorum bu cümleyi ama gerçekten yanlış duymadınız. Bir emniyet görevlisinin ağzından çıkan küfürlerdi bunlar : " Gebersin amk."

Maç sonu üzüntüsünü yaşayan ve arkadaşları ile vedalaşma içinde bulunan taraftarları insan yerine koymayan davranışları ve en ufak bir karşı gelişte Biber gazına başvurmaları ne kadar çaresiz ve adice bir davranışa sahip olduklarının göstergesiydi.

Yine stad çıkışında biber gazından yara alan taraftarlarının ve orada çaresizce duran insanların olduklarını gördükleri halde aynı yola başvurmaları ve bunları gülerek yapmaları ülkede yaşanan adaletsizliği gözler önüne tekrardan seriyordu.

Maçın ertesi günü bu olaylardan sonra yazılacak ve konuşulacakları az çok tahmin ediyorduk ve tahminimizde yanılmadık.

Bizler için her şey kupa değil.

Maç sonrası kazada hayatını kaybeden insanlar, gözyaşları içinde ki kardeşlerimiz ve biber gazı sonrası uzun süre kendine gelemeyen yüzlerce insan.

Herkesin yüreğine ve emeğine sağlık.

Son bir not olara ise : "Adaletin olmadığı yerde anarşi başlar."

14 Mayıs 2013 Salı

Dedikodulara malzeme vermemek



Ligde artık son haftalara girilirken kritk maçlar ön plana çıkmaya başladı.

Trabzonspor'un rakibi ise düşme potasında yer alan İstanbul B.B.'di

Herkesin Trabzonspor'un yatacağı yönünde düşünceleri VARDI.

Hatta öyleki iddaa oranlarında bile Trabzonspor'un oranı 2,5 olarak verilmişti.

Trabzonspor hiçbir dedikoduya malzeme vermeyecek bir stratejiye sahip bir kulüp olduğunu ortaya koyduğu ve elde ettiği galibiyet ile gösterdi.

Son iki haftada atılan 10 gol ise hücum hattının istenildiği zaman başarılı olabileceğini gösteriyordu.

Parantez açılacak bir nokta var o da Adrian'ın sürekli olarak teknik adamların anlamsız stratejilerine kurban gitmesi.

Artık önümüzde bir lig ve bir de kupa finali bulunmakta.

Trabzonspor özellikle kupayı kazanarak bu sezonun telafisini yapmak durumda.

28 Nisan 2013 Pazar

Özgüven



Dün gece Avni Aker'de sihirli değnek değmişcesine oynanan yada bizim böyle bir futbol izlemeyeli uzun süre olmasından kaynaklanan boşluktan dolayı gözüme hoş görünen bir oyun vardı sahada.

Başarılı pasların ve kaleye çekilen şutların çokluğu, oyuncuların saha içinde ki çabaları.

Oyun içinde parantez açılması gereken isim elbette her hafta olduğu gibi Onur Recep KIVRAK.

Gün geçtikce başarılı performansını artırarak sürdürmeye devam ediyor.

Trabzonspor bu galibiyeti ile ilk defa 3 maç ard arda kazanmasını bildi.

Ligde Trabzonspor küme düşecek diye bekleyenlere de şuan ki sırası ile gayet net cevap verdi.

Şimdi sırada Avrupa kupalarına katılmak için kazanması gereken bir kupa mücadelesi var.

Takımın şuan için bir özgüvene sahip olduğu düşüncesi içindeyim ve bu kötü giden sezonu en azından bir kupa ile kapatacağını bekliyorum.

23 Nisan 2013 Salı

Galibiyetten öte



Tarih 22 Nisan 2011.

Maçtan önce alınan paralar.

Saha içinde kusan futbolcular.

Sayılmayan 2 gol.

Kanayan burnuna rağmen mücadeleden kaçmak istemeyen bir kaleci.

Yitirilen puanlar ve kaybedilen canlar.

Tarih yine 22 Nisan fakat bu sefer yıl 2013.

Trabzonspor kaptanının maç öncesi yapmış olduğu açıklama ülkenin atgözlüğütakmış taraftar ve önemli mevkiiye sahip insanlarına ders niteliğindeydi.

Maçtan önce oyuncuların yuvarlak etrafında toplanıp olayın farkında olmaları ve maç sonunda Adrian'dan 2. gol.

Eskişehirspor maçı her yönden farklı anlam taşıyan bir maçtı ve Trabzonspor bu mücadeleyi her anlamda kazandı.

Tebrikler.

19 Nisan 2013 Cuma

Satılık kiliseler

Her cuma olduğu gibi yine cuma namazında ki yerimi aldım.

İmam hutbeyi okurken Danimarka da şuan da gerçekleşen bir olayı şu şekilde anlatıyordu :

" Danimarka da şuan 15 adet kilise satışa çıkarılmış. Adam bulamıyorlar kiliseye adam. Bizim insamızda bu kiliseleri alıp camii yapacaklar. "

Danimarka da satışa çıkarılan kilisenin satın alınarak camii ye çevrilmesi neden bu kadar heyecan verir ki.

Duyan sanacak ki Türkiye de bulunan tüm Camii'ler her vakit namazında boş yer kalmayacak şekilde doluyor.

Halbuki sadece cuma ve Bayram namazlarında dolu olduğunu görürüm Camii'lerin.

Hele hele nüfusun daha az olduğu bölgelerde bazı zamanlarda sadece imamın olduğunu bile bilirim.

Böyle bir durum bizim manevi değerlerimizin başına gelse hemen lanetler okunur ve farklı yollar sergilenebilir.

Bu durumlar anlatılırken bence daha dikkatli davranılmalı.

13 Nisan 2013 Cumartesi

Yedek kulübesi



Ateş çemberi içinde olduğunu daha öncede söylediğimiz Trabzonspor diğer bir ateş hattında olan Orduspor ile karşı karşıya geldi.

Sahaya çıkan ilk 11'den herkes kuşkulu yine ve yine sıkıntılı bir maç bizleri bekliyordu.

Bir türlü yerini bulmayan paslar, baskısız geçen dakikalar taraftarın canını içten içe sıkmaya yetiyordu.

Neyse ki ikinci yarı yapılan Adrian ve Halil değişikliği ile takım bir anda kendini buldu.

Orta alanda ki baskı ve top dağıtan bir adamın oyuna girmesi maçı Trabzonspor adına çevirmeye yetti.

Bulunan bir çok pozisyonun golü çevrilememesi de alınacak farklı bir galibiyete engel oldu.

Alınan bu 3 puan ilerleyen haftaların daha rahat geçmesi ve belki de ilk 5'i zorlaması açısından çok değerli oldu.

8 Nisan 2013 Pazartesi

Barut ateş hattında




Kadro yapısında mı bir sıkıntı var yoksa oyunu yönlendiren kısımda mı?

Sahaya çıkan futbolcular gerçekten hak ediyorlar mı o formayı ?

Yedekte bekleyen futbolcular mı çok formsuz ?

Tamam bu kadro Tolunay hoca tarafından kurulmadı ama bir teknik adam saha içinde ki durumu okuyacak kapasiteye sahip olmalı.

Elinde ki futbolcuların kalite yapısının da farkına varmalı.

Adrian gibi bir adam ki şuan belki de Türkiye liginin en zeki ve teknik oyuncularından birisi ama nedense ceza hep kendisine kesiliyor.

Formsuz isimler ise haftalarca kadroda forma şansı bulabiliyor.

Nasıl bir reform değişikliği yapılacaksa biran önce yapılmalı.

Trabzonspor ligin düşme potasında olacak bir kadroya sahip değil.

Akil insanlar toplantısı asıl Trabzonspor için şuan gerekli bir uygulama.

4 Nisan 2013 Perşembe

Vatan hainiyim çünkü




3 Temmuz şike sürecinden sonra hakkımızı yiyen insanların at gözlüğüne sahip olduklarını gördüğüm için vatan hainiyim.

Hakkımı Türkiye'de aradığımda hep engeller ile karşılaştığım için vatan hainiyim.

Türkiye'de aradığım adaleti bulamayınca farklı arayışlar içinde olup mailer ve mektuplar yolu ile yetkili mercilere başvurduğum için vatan hainiyim.

Hak gasbı yaptığı kanıtlandığı halde bir türlü gerekli cezaların verilmediği insanları gözönünde gördüğüm için vatan hainiyim.

Ülke başbakanının amigoluk derecesine varan taraftarları yüzünden vatan hainiyim.

Ülke milletvekillerinin kolay kolay uzlaşamadığı bir ortamda bir hırsızı sırf oy uğruna koruduklarına şahit olduğum için vatan hainiyim.

Ülke milli takımının sadece birşehrebağlı olarak kurulmasını kendime yediremediğim için vatan hainiyim.

Bir ırkçı futbolcunun o milli forma altında kaptan olarak çıkmasını kendime yediremediğim için vatan hainiyim.

Benim takımım Avrupa arenasında ülkeyi temsil ederken maçın yayına santra vuruşundan sonra başlayan tv kanallarına denk geldiğim için vatan hainiyim.

Benim takımım yine Avrupa da önemli bir maça çıkarken aynı güne iki İstanbul takımının maçını koyan federasyona inat vatan hainiyim.

İşte bu şartlara yaşamımın son 2 yılında şahit olduğum için vatan hainiyim.


1 Nisan 2013 Pazartesi

Keskin Viraj




Taraftar ve takımın bu kadar benzerlik gösterdiği bir kulüp var mıdır acaba?

Takım ilk yarının ilk dakikalarında baskılı bir şekilde oyun oynarken taraftarda aynı şekilde ilk dakikalarda desteğe başlıyor.

Oyunun geri kalan kısmı mı ?

Bilindiği gibi takımda taraftarda sıkıntılı.

Bir şekilde bulunan gol sonrası kısa süreli bir motivasyon sağlanıyor.

Antalyaspor karşısında da durum farklı değildi.

Sonuç belki lehimizeydi ama oynanan oyun hiç umut verici değildi.

Bir ara rakip takım %70 oyun yüzdesine sahip iken teknik adam oyuna müdahale edeceği yerine tribünleri çoşturma görevine soyundu.

Trabzonspor şuan itibariyle bir keskin virajda.

Ya önünde ki maçları kazanıp ilk 5 te kendisine yer bulur yada ruhsuz oyun sistemini sürdürüp düşme potasında kendisini bulur.

24 Mart 2013 Pazar

Sınav Stresi


Ülkemizde malumunuzdur ki eğitim kademelerinin belli dönemlerinde belli zamanlarda belli sınavlar yapılmaktadır.



Yapılan bu sınavlar sonucu en çok çalışan öğrenci belli bir puan alarak belli bir okulda okumaya hak kazanır.

İlköğretim kademesinden başlayarak, orta ve üniversite de dahil eğitim hayatının tüm sürecinde karşımıza sürekli olarak çıkmaktadır bu sınavlar.

Bazı zamanlar sistemi değiştirdik deyip önümüze sunarlar ama değişen sadece sınavın adıdır.

İnsanı daha çocuk yaşta diye nitelendirdiğimiz yaş sınırında bir rekabet ortamına sokarlar.

Çocuk arkadaşlarına farklı bir gözle bakmak durumunda kalır daha küçük yaşlarda.

Biz üniversite yıllarında çok çalışan arkadaşlarımıza "Sistemin İti" mi oldun la diye isim takılırdık.

Aslında onlar sistemin gerektirdiğini yapardı biz ise işimize geleni.

Belirli bir süre sınavları kazanmak için yeri gelir zamanını, yeri gelir sağlığını ve yeri gelir maddiyatından ödün verir.

Her şey belli bir süre içinde belli bir soru sayısını çözmek içindir.

Belli bir tarih ve mekan verirler sana, o zaman vakti geldiğinde o kapıda kuyruğa girersin.

Tüm yılın emeği o süreye sıkışmıştır artık.

Ama hiç düşünülmez tam o esnada bu insan ya hasta olmuşsa, ya bir yakınını kaybetti ise yada herhangi bir nedenden ötürü katılamazsa o sınava.

Gitti tüm yılın onca insandan çaldıkları.

Yıkılan hayalleri saymıyorum bile.

Sistem bu şekilde geldiyse bu şekilde gitmek zorunda değil.

İnsanlardan daha iyi bir şekilde faydalanmak adına ilk önce şu sınav denilen yarış oyununu ortadan kaldırmak gerekiyor.

Sonrası için uzun vadeli projeler üzerinde çalışmak.

16 Mart 2013 Cumartesi

Çember Daralıyor




Çember her hafta biraz daha daralıyor.

Beşiktaş maçı ile başlayan zorlu süreçte Bursaspor deplasmanından da mağlubiyet ile ayrılan Trabzonspor'da taşlar yerine oturmak bilmiyor.

Oynanan oyun az da olsa umut verse de skora yansımayınca pek bir anlam ifade etmiyor.

Tolunay hoca kendisinden beklenen hamleler yerine Şenol hoca zamanından kalma kurgu ile yoluna devam etme çabası içerisinde ki taraftarında en fazla canını sıkan nokta bu.

Tolunay hocanın gençlere şans verip, radikal değişiklik yapacağı düşüncesi içerisinde olan taraftarların hayal kırıklığı üzerine alınan kötü sonuçlar artık seslerin daha gür çıkmasında etkili oluyor.

Trabzonspor futbolcularının biran önce silkelenmesi ve kendine gelmesi gerekiyor.

Bu kulüp hiç bir zaman bu hale düşmedi ve bunun en büyük sorumlusu en başta futbolculardır.

10 Mart 2013 Pazar

1 Puan yetmez




Ligin altı da üstü de ateş misali.

En ufak puan kayıpları bile ligde ki sıralamayı değiştirecek durumda.

Liderin puan kaybı Beşiktaş'ı şampiyonluk yarışına sokmaya heveslendirirken, ligin dibine yaklaşma korkusu da Trabzonspor'u telaşa sokuyordu.

Herkes açısından zevkli bir mücadeleye sahne olması beklenen maçın insanları uyku durumuna sokacak kadar sıkıcıydı.

Tolunay hocanın kendisinden beklenen radikal değişiklikleri bu maçta görmüş olduk.

Formayı giymeleri hak ettiği düşünülen Adrian ve Soner'in formalarına kavuşmaları ve takımı pas trafiğine sokma çabaları başarılı oldu.

Umarım Tolunay hoca tarafından da bu performansları gözardı edilmez.

Zorlu bir maç sürecinin ilk ayağı geride kaldı.

Bursa ve Antalyaspor maçlarından da alınacak puanlar hoca, yönetim ve futbolcu gelecekleri hakkında da karar verici bir yapı teşkil edebilir.

5 Mart 2013 Salı

Belki ...




Belki.

Belki dedik kadro bu sefer doğru çıkar sahaya.

Belki dedik özlediğimiz ruhu görürüz sahada.

Belki dedik futbol adına birşölen olur İstanbul'da.

Belkiler kaldı sonuçsuz.

Takımın en iyi oyuncusu ilk 18 de yok.

Sahada bulunan oyuncuların kendilerine hayırları yok.

Taraftar çaresiz, umutsuz ve yenik.

Artık sihirli bir değnek mi bekleriz bilemem ama bu takıma bir çare bulunmalı.

Efsaneler isimde kalmayıp toplanmalı ve Trabzonspor için ne yapılması gerekiyorsa yapmalı.

Trabzonspor isminin küme düşme potası değil küme düşme kelimesi ile bile anılması içler acısı bir durum.



28 Şubat 2013 Perşembe

Trabzonspor değil 1461 Trabzon




Türkiye kupası grupları son maçları oynandı.

Trabzonspor Avni Aker'de Antalyaspor'u ağırlarken 1461 Trabzon ise Fenerbahçe'nin konuğu oldu.

Trabzonspor Antalyaspor'u 1-0 ile yenerek adını yarı finale yazdırdı.

Trabzonspor'un ortaya koyduğu futbol ise halen kimseyi mutlu edecek cinsten değil.

Gelelim 1461 Trabzon'a.

Kupa gruplarına katılmadan önce TT Arena Stadı'nda Galatasaray'ı eleyen genç Trabzon grubun son maçında da Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda Fenerbahçe'yi yenerek kupaya veda etti.

1461 Trabzon'lu oyuncuların ortaya koydukları futbol taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanacak türdendi.

Fenerbahçe karşılaşmasında bile hakemin yanlı kararlarına rağmen galip gelmesini bile çocuklar Trabzonspor A takımına göz kırpmaya başladılar bile.

Trabzonspor A takımı oyuncularına tekrar tekrar izlettirilmesi gerekilen bir mücadele örneği gösteren bu çocuklar teşekkürün en güzelini hakediyorlar.

18 Şubat 2013 Pazartesi

Ruhu yansıtamamak




Her Fenerbahçe maçı öncesi olduğu gibi Trabzon ve Trabzonspor'u medya yolu ile yenme oyunları başlamıştı.

Trabzonspor taraftarının bu maça bakış açısı ile oyuncuların bakış açısı her daim farklı oluyor.

Trabzonspor maçlarının klasiği haline gelen ilk dakikalarda ki hızlı oyun bu maçtada devam etti.

Adrian'ın akıl dolu vuruşunda çizgiyi geçen topun gol değeri kazanmaması ve Fenerbahçe'nin ofsayttan gol bulması maçın kaderini tamamiyle değiştirdi.

Sol Bamba'nın talihsizliğine sahne olan maçta Trabzonspor 3-0 sahadan yenik ayrıldı.

Maçın genelinde ruhsuz bir oyun ortaya koyan Trabzonspor'un mağlubiyetini bahanelere üretmek niyetinde değilim ama çizgiyi geçti mi geçmedi mi olayı farklı bir sahada farklı bir takıma olsaydı aynı kararın çıkmayacağı düşüncesindeyim.

Hele hele maç sonu spor programlarında yapılan yorumlarda özel kameranın tespitlerine rağmen halen gol olmadığını iddaa eden insanlar var ki onu ifade eden bir kelime yok lügatta.

Bu sonuçlar ile Trabzonspor son yıllarda ligde ki en kötü performansını ortaya koymuş oldu.

İleri ki haftalar futbol bakalım bize neleri gösterecek.

14 Şubat 2013 Perşembe

Sevgililer Günü



14 Şubat.

Tüm dünyada sevgileler günü olarak ilan edilmiştir.

Benim sevgilim Trabzonspor.

Onu elinden tutup biryere götürem.

Yada ona buluşmak için birgün de veremem.

Buluşma günleri hep kendi belirler.

Yeri gelir yanı başımda buluşuruz.

Yeri gelir çok daha uzaklarda randevu verir.

Birara düşünürüm acaba bu aşk platonik mi diye.

Benim kalbim heyecandan duracak gibi olur onu görünce.

Fakat o sanki bunun farkında değil.

Yıllardır sürüklüyor beni peşinde.

Karda, Yağmurda, Çamurda...

Ben hiç usanmam aşkım.

Ben hiç vazgeçmeyeceğim sana olan sevgimden.

Ayrıca ben birgüne de sığdıramam sana olan sevgimi.

Ne zaman ben ölürüm sana olan sevgim Bordo-Mavi tabutumla son bulur.

3 Şubat 2013 Pazar

Değişken performans



Yeni hocası Tolunay hoca ile ilk çıktığı kupa maçından mağlubiyet ile ayrılan Trabzonspor ligde Gaziantepspor'u ağırladı.

Üst sıralarda ki rakiplerinin puan kaybettiği haftada mutlak galibiyet şarttı.

Trabzonspor her maça olduğu  gibi bu maçada hızlı başlamasını bildi ama defans hattının hatalarından da gol pozisyonu veriyordu.

Başta kaleci Onur'un üstün performansı ve diğer futbolcuların sergiledikleri azim futbol izleyenlere özlenen Trabzonspor futbolunu izlettiriyordu.

Peki sorun neydi.

Bu futbolcular böyle bir oyun ortaya koyacak kapasiteye sahiplerdi de Şenol hoca zamanında neredeydiler sorusunu aklına getirmiyor değil insanın.

Neyse şimdilik bu soruları geride bırakalım ve Trabzonspor yeni hocası ile bir serüvene girdi, bize düşen desteği vermek.

Umarım tadımlık değildir bu performans.

2 Şubat 2013 Cumartesi

Asparagas transfer Tomer Hemed



Dün akşam saatlerinde "Mallarco'lu forvet Hemed Trabzonspor'a transfer oldu." diye bir twit attım.

1 dakika sürmeden "Keşke böyle bir transfer olsa" diye ikinci bir twit attım.

Sonrası ne mi oldu.

Çığ gibi büyüyen bir transfer olayı oldu.

Farklı twitter hesaplarından aynı transfer haberinin geçmesi, facebook sayfalarında haberin yayılması.

Millet kaynağın ne olduğunu bilmeden bu transferin gerçekleştiğine inanmışlardı.

Birara ben bile inandım bu haberlere :))

Hatta bazı kişiler İsrail'li olmasından dolayı istememezlik bile yaptılar.

Keşke bu transfer olsaydı da İsrail'li olması kalsaydı.

Olayın vahametini düşündüğümüzde atılan bir twit sonrası transfer olayının bu kadar basit olduğunu görmüş olduk.

Transfer olaylarında kesinlikle Kap bildirisi olmadan atılan haberlerin hiçbirine inanmayalım arkadaşlar.

29 Ocak 2013 Salı

Benim için Şenol GÜNEŞ



Yaşımın küçük olması sebebiyle kalecilik yaptığı dönemleri bilmiyorum.

Ama anlatılanlar eşliğinde şampiyonluklarımızın mimarlarından olduğunu biliyorum.

Uzun süre gol yemeyerek Türkiye rekorunu elinde bulundurduğu bir gerçekte var ortada.

Bizler için şehir efsanesi tanımının görünen yüzüydü işte Şenol hoca.

Sonra teknik direktörlük görevlerine denk geldik.

Trabzonspor en güzel dönemlerini hep onun sayesinde yaşıyordu.

Şampiyonluk yarışında her daim en önlerde yer alıyordu Şenol hocanın takımı ama nedense hep bir şekilde engelleniyordu sanki bu şampiyonluklar ki 2010-2011 sezonunun sonunda bu engellemelerin nasıl ortaya çıktığını herkes gördü.

O Karabükspor maçı sonrası otobüse binerken şu konuşmayı yapıyordu :"Bugün itibariyle emek veren bir takım olarak paraya karşı yetenek ve emeğin savaşını verdik."

Ve yine bir konuşmasında : "Trabzonspor, camiasıyla birlikte, yapılanlar karşısında dik durmaya devam edecektir. Dışımızda gelişen hiçbir olayın bizi yanlışa sürüklemesine izin vermeyeceğiz. Futbolun saha içerisinde sonuçlanmasını doğru buluyoruz. Aksini düşünmek daha istemiyoruz. Mutlaka bizim de yaşananlara karşı söylenecek birkaç çift lafımız vardır. Günü geldiğinde bunları da seslendireceğiz. Adalet er ya da geç bir gün mutlaka tecelli eder." diyordu.

Hoca ülke futbolunun durumunu çok iyi okuyabiliyordu ve dediklerine haklı çıktı.

Daha sonra şampiyon kadrodan oyuncular tek tek kaçtı ama o elinde ki oyuncular ile ilk defa katıldığı Şampiyonlar liginde tarih yazmasını bildi.

Yorulduğu her halinden belli oluyordu ama kimse gitmesini istemiyordu ve ısrarları kıramadı kulüpte devam etti.

Takım yenildiği zaman suçu tek başına üzerine alıp, takım galip geldiği zaman ise biz yendik diyecek kadar da mütevazi bir insandı.

En kötü anda bile çıkıp yaptığı açıklamalar ile taraftarın tansiyonunu düşürebilecek bir liderdi.

Saha içinde taraftarların sinirli oldukları anlarda onların yanlarına gidip bir öğretmen edasıyla hakim olabiliyordu.

Ama artık bizim sahanın içinde olduğunu bildiğimiz Bordo-Mavi giyinen bir kahramanımız yok.

Ayrılışı bu şekilde olmamalıydı.

Şenol hoca ayrılığın bile en güzelini hakediyor.

28 Ocak 2013 Pazartesi

Ruhsuzluğun sonu İstifa

Kupada ki performansını bir türlü lige yansıtamayan Trabzonspor ligin zayıf ekiplerinden Elazığspor deplasmanına konuk oldu.

Her zaman olduğu gibi maça hızlı başlamasını bilen Trabzonspor golü bulma konusunda sıkıntılıydı.

Rakip takım ise bulduğu pozisyonları gole çevirmesini bilerek skor ve oyun üstünlüğünü ele geçirmesini bildi.

TRABZONSPOR da sahada bulunan futbolcuların sahaya hangi amaçla çıktıkları ise halen bilinmiyor.

O formayı giyen insanların bir mücadele ruhu ortaya koyamamasının cezasını ise maç sonu istifa eden Şenol Güneş çekti.

Şenol hocanın istifası bekleniliyordu ama bu şekilde olması kimse açısından iyi olmadı.

Trabzonspor ve Türk futbolunun en değerli ismi tüm sorumluluğu üzerine alarak Trabzonspor'dan ayrıldı.

İstifanın üzerinden saatler geçmeden yerine Tolunay Kafkas getirildi.

Tam bir sorunlar yumağı olan TRABZONSPOR u bakalım nasıl bir süreç bekliyor.

21 Ocak 2013 Pazartesi

Sorun nedu ?



Kupa maçlarında oynadığı futbol ve aldığı puanlar ile az da olsa taraftarın gözünü boyamasını bilen Trabzonspor ligede aynı hızla başlayacak düşüncesi yarattı.

Üst sırada bulunan rakiplerinin puan kaybı ile başladığı bu haftada galibiyet tek hedefti.

Daha maçın ilk dakikalarında ofsayttan yenilen gol tüm planları alt üst etmişti.

Sahaya çıkan Trabzonspo'lu futbolcuların kafaları sanki başka yerdeydi.

Galibiyet için ortaya mücadele koyma gayretini bile kimse göstermiyordu.

Galibiyeti isteyen Karabükspor'du ve istediğinide 3 gol ile almasını bildi.

Tamam belki hakem hataları vardır, belki maçın erken saatte olmasının yıprattığı bir psikolojide olabilir ama ruhsuz bir şekilde oyun oynamanın hiç bir açıklaması olamaz.

Trabzonspor forması bu ligde ki en zor formadır.

Ayrıca Şenol hocanın gün geçtikce maç içinde ki yanlışları ve kadro tercihleri oldukça akıl almaz bir hal almaya başladı.

Umarım Trabzonspor teknik heyet ve futbolcusu ile toparlanma sürecini erken atlatır ve ligde olması gerektiği sırada olur.

14 Ocak 2013 Pazartesi

Kupadan Notlar



Kupa maçları ile futbola yeniden merhaba dedik.

Trabzonspor Antalya deplasmanında Antalyaspor'a karşı olan şansızlığını sonunda kırarak galip gelmesini bildi.

Maçta futboldan çok hakemin yanlış kartları ön plana çıksada alınan 3 puan ve grup liderliği Trabzonspor taraftarını az da olsa mutlu etmeye yetmişti.

Diğer temsilcimiz 1461 ise Avni Aker de Fenerbahçe'yi ağırladı.

Maçın 84. dakikasına kadar daha etkili bir görüntü çizen temsilcimiz futbolunda adaletinin olmadığının örneğini göstermiş oldu bize.

Futboldan daha çok Trabzonspor taraftarının tepkisini ön plana çıkarma uğraşında olan büyük bir topluluk var ülkemizde.

Daha maç günü gelmeden yapılan açıklamalar, özel güvenlik önlemleri istemeler, stada tel örgü çekilmeler, saha içinde futbolcuların yaptığı hareketler vs. gözönüne gelmez iken emeği çalınmış, hayallerine el konulmuş bir topluluğun yaptığı sorun oluyor.

Ülkemizde ki insanlar ne zaman empati kurma becerisini gösterebilirler o zaman Trabzonspor taraftarının ruh halini anlayabilirler.