Zapals.com
trabzonspor uefa avrupa ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
trabzonspor uefa avrupa ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2015 Cuma

Erken veda



Son yıllarda Avrupa kupalarında her daim boy gösteren Trabzonspor ilk turu geçtikten sonra 3. ön eleme turunda Makedonya ekibi Rabotnicki ile eşleşti. Turun ilk ayağında deplasmanda mücadele edecek olan takımımızda yaşanan kısa süreli ama takımı etkileyen kriz sonrasında ilk maçtan 1-0 lık skor ile sahadan mağlup ayrıldık. Maçtan daha çok maç öncesi yaşanan sıkıntılar taraftarın canını sıkıyordu. Sportif direktör Süleyman Hurma ile takım kaptanı Onur Recep Kıvrak arasında yaşanan kriz ve sonrasında takım içinde gelişen olaylar böyle bir önemli maç öncesinde tüm motivasyonu bozacak cinstendi.

Rövanş maçı öncesinde yeni transferlerin durumu, sakatlıkların geçmesi ve takım içindeki olayların durulması tur için ümitlendirici olsa da daha önceki yıllarda da kolay rakiplere elenme geçmisi olması insanı şüphede bırakıyordu.

İlk yarısı 0-0 biten mücadelenin 2. yarısında Okay'ın bulduğu gol ile 1-0 skor ile biten maç uzatmalara gitti. İkinci yarı rakibinin de 10 kişi kalması ile Trabzonspor tüm hatları ile golü ararken beklenmedik bir hata ile Avrupa sahnesi Trabzonspor için son buldu.

1-0 lık maçın dönüşünde çoşkuyla karşılanan teknik ekip ve takım bütçe değeri sahada oynayan bir futbolcusunun bile değerine yakın olmayan bir takıma elenmişti.

Ne diyelim umarım bu elenmişlik yeni değişimlerin habercisi olur.

26 Şubat 2015 Perşembe

Ruhsal Sorun

Trabzonspor son yıllarda Avrupa sahnelerinde boy göstermeye oldukça alışkın bir hale geldi.Şampiyon olduğu 2010 - 2011 sezonundan sonra önemli hemen hemen her yıl önemli skorlar ve başarılar alarak hem kendi puanı hem de ülke puanı açısından oldukça verimli bir süreç içinde geçirdi. Peki Trabzonspor'un bu başarısı gerçekten hakettiği değeri gördü mü ülkesinde. Tartışmaya açık bir konu bile değil bu cevap belli : Hayır.

Trabzonspor her başarı elde ettiğinde gölge düşürüldü bir şekilde. Basın, federasyon, ülke insanı vs kabullenemediler. Bu başarıda katkısı olan futbocular da ilk olarak Trabzon'dan kaçarak sürekliliğinin devam etmemesine ayrı bir etken oldular.

Gelelim günümüze. Trabzonspor yine gruplardan çıkma başarısı gösterdi kıt kadrosuna rağmen ve yine turnuvanın favori takımlarından biriyle bir üst turda eşleşti.

Geçen yazıda dile getirmiştim Trabzonspor taraftarının fedakarlığını. kmlerce yolu katedip hayatlarındaki en önemli olgu olan Trabzonspor'a kavuşma çablarını. Fakat o cefakarlığa karşın sahada oynanan futbol ve alınan sonuç birbiriyle hiç uyuşmayan bir durum ortaya koyuyordu. Takımın eksik yanı taraftarın beklentisi içindeki olan mücadeleyi sahaya yansıtamamak. Teknik adamından sahadakine ve yedek kulübesine kadar bu durum böyle görünüyordu taraftar gözünden.

Nereden mi varıyorum bu kanıya. Bu fotoğraf her şeyi göz önüne seriyor.



Maç öncesi İtalya sokaklarında saldırıya uğrayan taraftarın ve basın mensubun var, ilk maç kendi evinde aldığın farklı bir yenilgi var ama sen ısınmaya bu mutlulukla çıkıyorsun.

2014-2015 sezonuna dair elimizde hiçbir şey kalmadı: Avrupa, Türkiye kupası ve ligi. tüm hedeflerden uzak bir kaç hafta kaldı futbol ile geçireceğimiz. İlk olarak yönetim olmak üzere takımın çok iyi bir temizliğe ihtiyacı var sonraki yıllarda gelmesi gereken başarılar için. Umarım Trabzonspor 2010 - 2011 şampiyonluk sezonunda oynadığı ve yaşattığı futbol dolu günlerine bizi tekrar kavuşturur.

28 Kasım 2014 Cuma

Trabzonspor'dan Dalya



Avrupa ligi 5. mücadelesinde Trabzonspor kendi evinde Ukrayna'nın Metalist takımını ağırladı. Trabzonspor'un alacağı galibiyet sonrası bir üst tura çıkması garantileşecekti.

Yabancı sınırlamasından muzdarip olan Trabzonspor tüm yabancı oyuncularını aynı anda sahaya sürebilme fırsatını sadece Avrupa maçlarında bulabiliyordu. Ersun hocanın sahaya sürdüğü kadro uzun süredir taraftarın görmek istediği bir hucüm hattına sahipti. Daha maç başlamadan taraftar farklı bir galibiyet beklentisi içine girmişti bile.

İlk yarı istenilen futbol ortaya konamasada devreyi 1-0 üstünlük ile kapattık. İkinci yarı yenilen talihsiz gol sonrası hakemin vermiş olduğu abartılı ikinci sarıdan kırmızı sonrası 10 kişi kalan takımımız için işler daha zor olacak düşüncesine kapılmışken takımın ortaya koyduğu kazanma ruhu maçtan 3-1 lik skor ile galip ayrılmamızı sağladı.

Takımda başta kaptan Bosingwa olmak üzere, Mehmet ve sonradan oyuna giren Sefa'nın performansları ruhu okşayan cinstendi. Bosingwa için şurada satırlara yer ayırmak onun şu yaşta oynadığı futbola haksızlık olur deyip susuyorum.

Trabzonspor'un Avrupa kupalarındaki 100. golünü atmakta Belkalem'e nasip oldu.

Trabzonspor grubun son maçında Legia deplasmanında grup liderliği için mücadele edecek. Geçen yılki gruplardan sonra çektiğimiz kurayı gördükten sonra acaba lider olmasak mı demek geliyor insanın içinden. Nemelazım yine Juventus ayarında bir takımla karşılaşmak için şuan oldukça erken.

Son bir not Trabzonspor'un Avrupa mücadelesinindeki galibiyetlerinin en kötü yanı ülke puanına olan katkısıdır.

23 Ekim 2014 Perşembe

Ötekileştirdikleriniz



Trabzonspor ülke puanına son yıllarda en çok katkısı olan takım olarak ön plana çıkmaktadır. Peki kendi ülkesinde hak ettiği değer veriliyor mu kendisine isterseniz bir göz atalım.

2010 - 2011 sezonunda şike yaptığı tüm mercilerce kanıtlanan takımdan halen hakkı olan şampiyonluğunun teslim edilmemesi. Tabi ki tek bir satırla anlatamayız bu olayı daha öncede bunun mücadelesini bir çok yazımda kaleme almıştım.

Tarih 18 Ekim Trabzonspor Cska deplasmanı için Rusya'ya giderken o zamanın ulusal gazetelerinden biri Cska Moskava'nın tur şansından bahsediyordu kendi takımı yerine ve ulusal gazeteler Trabzonspor'un mağlubiyeti için "Dondu kaldı" yazarken İstanbul takımları için "Donduk kaldık" şeklinde başlık atmaktan çekinmiyorlar.

Tarih 7 Aralık 2011. Trabzonspor Şampiyonlar liginde bir üst tura kalma mücadelesi verirken Türkiye Futbol Federasyonun bu durum pek hoşuna gitmiyor ki anlaşılan derbi diye nitelendirdikleri ama sadece kendi ülkesinde izlenen maçı aynı güne vermesi tesadüf bir durum olamaz.



Yıl 2014 yine Trabzonspor Avrupa sahnesinde ve yine hak ettiği değer verilmiyor bir türlü. Peki ne yaptı Trabzonspor bu ülke medyasına veya futbol kurumlarına. Tek suçu avrupa maçlarında başarılı sonuçlar elde edip o arenada gün geçtikçe başarılı performans sergilemesi mi suç. Nedir söyleyin bilelim yani.



Evet Trabzonspor bir Avrupa mücadelesinden daha 3 puan alarak sahadan ayrıldı ve büyük ihtimal yine gruptan çıkıp adını bir üst tura yazdıracak ve evet yine siz bunu gör(eme)mezlikten geleceksiniz. Ne diyelim size at gözlüklerinizle nice yıllar dileriz.



3 Ekim 2014 Cuma

Şansızlık



Yoğun maç temposu tüm hızıyla devam ediyor. Bu sefer ki rakip Legia idi. İlk maçını kazanan iki takımın mücadelesinde 3 puanı alan takım liderlik açısından çok önemli bir handikapa sahip olacaktı.

Trabzonspor ideal 11 ile başladı denebilir fakat halen tek forvet oynama düzeni çoğu kişinin canını sıkan bir konuydu.

Futbol olarak gerçekten göze hoş gelen bir oyun sergiliyorduk. Fakat benim düşüncem şu yönde ki ya bu takım çift forvet ( Cardozo - Yatabare ) şeklinde olacak yada son şampiyon olduğumuz 2010 - 2011 sezonundaki gibi Burak Yılmaz modeli sergilenecek.

Avrupa liginin rakibi abluka altına alan en yüksek istatiki değerlerine ulaşan Trabzonspor maçı kaybetti. Fakat ortaya konulan futbol 2010 - 2011 sezonundan sonra özlenen oyunu ortaya sermesi açısından alınan mağlubiyeti hafifletmeye yetiyordu.

Maçın en kötü olayı ise Onur'un sakatlanıp oyunu terk etmesi oldu. Tamam Fatih'in de hazır hale gelmesi gerekiyordu fakat böyle bir olay sonunda olmamalıydı bu. Umarız ki Onur'un ciddi bir durumu yoktur da takım tam hazır hale gelmeye başlamışken bozulma yaşamaz.

19 Eylül 2014 Cuma

Kaldığımız yerden devam



Uefa Avrupa liginde Rostov'u eledikten sonra L grubuna düşen Trabzonspor'un rakipleri : Metalist Kharkiv, Legia Varsova ve Lokeren takımları oldu. İlk maçımızda Ukrayna'ya MEtalist deplasmanına gittik. Sakat oyuncuların bulunması ve takımdaki oyuncuların birbirlerine alışma sürecini halen aşamaması düşünüldüğünde böyle bir deplasmanda puan alınabileceği görüşü oldukça düşüktü. Fakat sahada mücadele eden bir Trabzonspor gördükten sonra maç daha bir heyecanlı hal almaya başladı bizim için.

Konstant ve Papa'nın golleriyle maçtan 2-1 galibiyet ile ayrılıp tekrardan gruplara 3 puan ile başlamanın keyfini yaşıyoruz. Her ne kadar kendi ülkemizde onca haksızlığa uğramamıza rağmen halen ülke futboluna son yıllarda puan bazında en fazla katkı yapan takım durumundayız. Mümkün olsada bu puan ülke puanına etki etmese.

Grubun en zor deplasmanlarından birinde 3 puan ile başlamak bizim için gruptan çıkmanın en büyük işareti. Takımın ileri dönemlerde daha hazır hale geldiği zamanlarda rakiplere karşı üstün futbol sergileyerek alınacak olan 36 puanları düşündüğümüzde kan akış hızımızda bile bir değişiklik oluyor.

Neyse bizler kaldığımız yerden devam edelim bazıları da perşembe akşamları Kurtlar Vadisi izlemeye.

29 Ağustos 2014 Cuma

Youtube da maç keyfi



Dün maç yayını sorunsalı adlı yazıyı yazdıktan sonra Rostov kulünden yapılan açıklama ile maçın Youtube üzerinden canlı yayınlanacağı haberi geldi. Evet yanlış duymadık 21. yy. da youtube üzerinden bir Avrupa ligi maçı yayınlanacaktı.

Maçtan yarım saat önce maç yayını yapacak olan youtube kanalı açtık tek bir kamera ile yapılan yayın ve ses durumundan sonra neyse en azından bir yayın var bari dedik. Maçın ilk yarısının ortalarında kameranın şarj bitiyor uyarısını görünce ulan tüm aksilikler bizi mi bulur diye geçirmedik değil içimizden. Neyse ki sağolsunlar bataryayı değiştirerek içimize su serptiler.

Maçı izlerken bırakın yayın tekrarını görmeyi normal yayın akışına denk gelebilirsek kendimizi şanslı hissedebiliyorduk. Pozisyonu görenler göremeyenlere twitter üzerinden anlatıyordu.

İzleyebildiğimiz kadarıyla Vahid hoca sürpriz bir kadroyla çıkmasına rağmen oldukça fazla pozisyon bulduk ama bunları değerlendirmede başarlı olamadık. Buna karşılık Rostov ekibinin de direkten dönen topları olduğunu sezebildik maç içinde. 0-0 biten maçın 90 dakikasının sonunda Trabzonspor yeniden Avrupa ligi gruplarına kalmayı başardı. Bugün saat 14:00 d yapılacak olan kura çekiminde ise rakiplerimiz belli olacak.

Rakip olarak beklentim ise Avrupa liginde istenilen takımı yenebilecek veya puan alabilecek güce ve tecrübeye sahip olduğumuz kanısındayım. Umarım bu senede başarılı sonuçlar alarak önümüzdeki yıllarda böyle yayın sorunu yaşamayacağımız takımlar ile ön eleme oynamak zorunda kalmayız.

Dün alınan sonuçlardan sonra torbalardaki son durum :




28 Ağustos 2014 Perşembe

Maç yayını sorunsalı



Uefa Avupa liginde mücadele eden takımımız ilk maçı 2-0 kazandı. Rövanş maçını bekliyoruz. Haftaiçi cezalı oyuncu oynattığı gerekçesiyle Uefa tarafından savuması istendi bir şekilde skor 2-0 tescil edildi. Neyse biz yine de bu takımı her türlü eleriz havası zati var bizde. Skor çünkü rövanş maçları için oldukça iyi bir skor. Tüm hafta boyunca rövanş maçını izlemenin vereceği heyecan daha ilk maçın bitiminde vücudumuzu sarmış durumda. Günler ilerliyor artık maça sayılı günler kala maç yayını konusunda sıkıntılar başlıyor. Maçın yayını var - yok görüşleri eşliğinde maç gününe kadar geliyoruz. Bir Türk televizyonu maçın yayınını aldığını belirtip taraftarın gönlüne su serpiyor. Maç günü geliyor artık saatleri sayıyoruz ve kulüpten bir açıklama :

Rostov kulübünün yayın konusundaki sıkıntısından dolayı maç yayını olmayacak. Herkes gibi bir duraksama yaşıyorum tabi. Bu nasıl bir saçmalıktır. Maç günü gelmiş ve Uefa Avrupa ligi gruplara kalma aşamasında 21. yy da maç yayınının olmayacağı söyleniyor.

Peki neden bir takım oynayacağı böyle önemli bir maçta yayın istemez ki. İnsanın aklına her türlü düşünce gelebilir. Her ne kadar Uefa gözlemcileri ve takımımız yöneticileri orada olsada bu durum biz taraftar açısından oldukça can sıkıcı bir durum.

Uefa'nın ise bu konuda tavrı çok net :
-Uefa Avrupa Ligi Play-Off maçlarının yayın hakları Uefa tarafından kontrol EDİLMİYOR ve merkezileştirilmiyor.
-Maçın yayın haklarının satışı tamamen ev sahibi takıma ait.Ev sahibi takım anlaşma yapmazsa maçlar yayınlanamıyor.
( Bilgi için Öner Öztürk kardeşime teşekkürler)

Eski günlerde olduğu gibi en azından radyo yayınından takip edebiliriz düşüncesi hakim ama o da pek mümkün gözükmüyor. Neyse umarım Rostov ekibine takımımız sahada gereken cevabı verir ve mağdur taraftarlının yüzünü güldürür.

22 Ağustos 2014 Cuma

Güzel Başlangıç



Transfer dönemini fırtınalı bir şekilde geçiren Trabzonspor belki de bu alanda bir rekora imza atmış olabilirdi. Bir sezonda bu sayıda transfer yapabilen bir kulüp çok azdır. Yapılan transferlerin bazıları dünya yıldızı futbolcular olurken bazıları ise Türkiye'de yetenekli görülen genç oyuncuların olması başarıya yönelik çalışmaların ilk aşamasıydı. Fakat bunca yeni alınan oyuncuya rağmen takım iç performansı ve uyumları nasıl olacağı hep merak konusuydu. Yetersiz hazırlık maçı yapılması da bu şüpheyi arttıran cinstendi.

Vahid hocanın sürekli olarak bu takım yetersiz, bu takıma transfer şart şeklindeki açıklamarı taraftarı ikiye bölmüştü ( ki Trabzonspor taraftarı ikiye bölünmeye müsait ) . Kimileri tarafından takımda kalmak istemediğinden dolayı sürekli olarak olumsuz demeçler verdiğini ileri sürerken kimileri tarafından ise takımın gerçek yüzünü gördüğünü ve başarılı olmak için gerçekleri dile getirdiğini ve arkasında durulması gerektiğini.

Hazırlık maçlarında pek güven veremeyen takım ilk resmi maçına Uefa Avrupa ligi gruplara kalma mücadelesinde Rusya'nın Rostov ekibiyle Avni Aker stadında çıktı. Hocanın sahaya sürdüğü ilk 11 hemen hemen herkesin kafasında kurduğu 11 ile benzerdi.

Trabzonspor yeni transferleri Medjani ve Cardozo'nun golleri ile sahadan 2-0 galibiyet ile ayrılmasını bildi ve gruplara kalmak için çok büüyk bir avantaj yakaladı.

Takımın ilk resmi maçından izlenimlere baktığımızda özellikle Kevin Constant güven veren bir oyun ortaya koydu. CArdozo yanında ve arkasında ona top sağlayabilen oyuncular olduğunda çok daha faydalı olacaktır. Bosi, Onur ve Mustafa gibi oyunculardan söz etmeye bile gerek yok kaldıkları yerden devam ediyorlar.

21 Şubat 2014 Cuma

Farklı oyunlar



Ligde son haftalarda sergilenen oyun ve alınan skorlardan sonra Juventus karşısında çıkacak olan Trabzonspor'un Torino'da bir hezimete uğrayacağı düşüncesi mevcuttu herkeste. Teknik adam değişiklikleri, sakat oyuncuların belirsizliği eşliğinde Torino'da maç başladı.

Maçın skor göstergesini kapatıp maçı taraflı - tarafsız gözlerin izlenimine sunduğumuzda maçın sonunda yapılacak yorum herhalde şu şekilde olurdu : " Maç tamamiyle Trabzonspor'un hakkıydı". Trabzonspor maçın genelinde ortaya koyduğu futbol ile ligi ve avrupayı ayrı önemsediğini göstermiş oldu biz futbolseverlere.

Talihsiz yenilen golün ardından ikinci yarı yapılan değişiklikler ile takım adeta oyuna ağırlığını koydu. Verilmeyen gol, penaltı, fauller ve kartlar maçın kısa ve öz özetiydi aslında. Beraberlik golünü ararken Juventus gibi güçlü bir takım karşısında 2. golü yemeniz tabi ki kaçınılmaz bir sondu.

Oyuncuların performansına değinecek olduğumuzda özellikle Zokora başta olmak üzere takımda herkes verilen görevi layıkıyla yaptı.

Maçın başında Juventus'a Trabzonspor'un böyle bir futbol ile karşısına çıkacağı söylenseydi herhalde 1-0 a razı gelirlerdi kendileri de.

Son dakikada yenilen gol olmasa Trabzon için tur şansı oldukça yüksek olacaktı.




29 Kasım 2013 Cuma

Avrupa'da Fırtına



Uefa Avrupa ligi J grubunda 5. maça çıkan Trabzonspor'umuz için bir üste tura kalma mücadelesinde beraberlik dahi yeterken son zamanlarda sergilenen en güzel futbolu ortaya koyarak sahadan 4-2 lik skor ile ayrıldı.

Mustafa hoca ilk 11'leri kurma görevinde üstüne düşeni iyi bir şekilde yerine getirirken ne yazık ki oyunu okuma ve oyuncu değişiklikleri konusunda halen çok bariz hatalara düşüyor. Yaptığı oyuncu değişiklikleri Lazio karşısında skoru korumayı bırakın neredeyse alacağımız maçı kaybedecek duruma getirmişti. Aynı hatayı dün akşam ki Apollon maçında da tekrarladı. Umarım bu konuda da kendine özeleştri getirir.

Gelelim sahadaki oyuncuların performansına. Kadir kendinden çok çok üstün oyun ortaya koyarak sol bekte güven verirken Malouda, Bosingwa, Zokora ve Colman gibi oyuncularında iyi oyun ortaya koymaları taraftarın gönlüne su serpen cinsten. Onur ve özellikle Olcan için anlatılacak çok şey yok zati. Sahanın en iyileri.

Trabzonspor bu skor ile Avrupa kupalarında bir üst tura çıkmayı garantilerken grubu lider bitirmek için Lazio deplasmanından en az 1 puan ile dönmesi gerekmekte.

8 Kasım 2013 Cuma

KAZANDIK



"Trabzonspor’u tutmak sadece o yörenin çocuğu oImakIa açıkIanabiIecek miIIiyetçi bir davranış değiIdir. Benim için Trabzonspor, en güçIüIere karşı koyan ve herkesi yenen hayaIi kahramandı. ÖyIe bir kahramandı ki statükoyu biIe devirmişti."

"Trabzonspor'un atacağı bir gol şutu için neler vermezdim ki "

Bu sözler "Şair Ceketli Çocuk" Kazım Koyuncu'ya ait. Büyük Trabzonspor'lu ve bunu söylemekten asla çekinmeyen büyük sanatçının dün Trabzonspor'un maçının olduğu gün doğum günüydü. Çoğu kez yanlı habere imza atmış kanalların bile es geçmediği bir duruma Trabzonspor resmi internet sitesinin duyarsız kalması üzüntü verici bir olay.


Gelelim dün ki maça. Trabzonspor belki de Avrupanın en zor deplasmanlarından birine Legia karşısına çıktı. Mustafa hoca zaten maç öncesi yaptığı açıklamalarda oyunu beraberlik üzerine kuracağını ifade etmişti ve beklentimizde fazla değildi aslında futbol ve skor açısından. Oyunun tamamında pek hakim bir görüntü ortaya koyamasakta maç sonunda skor 2-0 lehimizeydi.

Trabzonspor bu skorla namağlup olarak grup liderliğini sürdürürken Avrupa kupalarında deplasmanda üst üste 5 maç kazanarak bu alanda ki rekoru kırmış oldu. Ayrıca son 12 Avrupa kupaları mücadelesinde yenilgi yüzü de görmedi.

Şu pozisyonda bir İstanbul takımı olsaydı medyanın haberleri, yorumları daha farklı olacaktı. KAZANDIK demekten aciz insanlar Trabzonspor'un galibiyetinden hazetmeyen büyük bir çoğunluğa sahibiz. Ötekiyiz biz bu ülkede ve böyle de kalacağız gibi.

Maç sonunda başbakanın soyunma odasına gidip futbolcuları tebrik etmesi ise ironinin kendisidir. Trabzonspor'un gasp edilen şampiyonluğunda parmağı olduğu herkes tarafından bilinen zatın bu şekilde gösteri yapması hiç mi hiç etkileyici olmuyor.

25 Ekim 2013 Cuma

Fırtına Avrupa'da Lider



Uefa Avrupa ligi grup maçlarının ilk yarısının son maçında Trabzonspor Avni Aker stadında Polonya'nın Legia Varşova takımını ağırladı.

Son yıllarda Trabzon şehri çalınan şampiyonluğun etkisindenmidir bilinmez ama maçlara çok duyarsız kalmaktadır. Takım belki tatmin etmiyor olabilir ama Avrupa da alınan başarılı sonuçların insanları tribüne çekmesi en azından skor taraftarı açısından önemli olmalı.

Uzun bir aradan sonra ilk defa çift forvetli takım dizilişine sahip Trabzonspor'da Janko da ilk 11 de ki yerini aldı ve 7. dakikada attığı gol ile ilk yarıyı 1-0 üstün kapatmamızı sağladı. İkinci yarı oyun disiplinden kopsakta Olcan'ın duran toptan attığı gol ile maçı 2-0 kazanmasını bildik ve bu skor ile Avrupa Ligi J grubunun ilk yarısını lider tamamladık. Ayrıca bu skor ile Avrupa kupalarında kendi sahasında yenilmeme serisini 11 maça çıkarmış oldu.

Maçın adamı olarak ise yine her zamanki gibi kritik kurtarışlara imza atan kaptan Onur Recep KIVRAK'tı. Yaptığı kurtarışlardan sonra en ufak bir ego göstergesi göstermediği gibi takımı da motive edici davranışlar sergiliyordu.

Mustafa hoca yenemiyorsan yenilme stratejisi ile bu maçtanda başarılı bir sonuçla ayrılarak taraftarların kafasında çelişkili düşünceler oluşturmaya devam ediyor.

4 Ekim 2013 Cuma

Farklı Devreler



Kader haftası olarak nitelendiriğim haftanın ilk karşılaşması olan Lazio ile Avni Aker'de karşılaştık.

Ligin ilk yarısı oynanan futbol işte bu dedirten cinstendi. Tempolu, aklı başında ve rakibi ekarde eden bir anlayış vardı ki bu ilk yarının skoruna da yansımıştı : 3-1.

Ne olduysa ikinic yarı oldu. Sanki bir değnek tüm düzeni değiştirdi. Rakibi kendi sahasında kabul eden bir Trabzonspor vardı artık sahada. Rakibin yürüyerek kaleye kadar gelmesi gelecek gollerin habercisi niteliğindeydi. Sadece ligin ilk haftası yarım devre görev alan Alanzinho'nun skoru koruma adına sahaya girmesi ve ayağına gelen topun düzgün kullanamaması maçın kırılma anıdır.

Lazio'nun etkili olarak kullandığı köşe atışları ve Onur'un yan top zaafı gözle görünen durumlar iken buna önlem alınamaması ve defansın inanılmaz hataları sonucu maçın skorunu belirledi : 3-3.

Lazio böyle bir deplasmandan 1 puan aldığı için sevinçli iken bizler ise elimizden kaçan 3 puana üzülüyorduk. Evet Trabzonspor olarak böyle bir ligde mücadele ediyoruz ve İtalyanın güçlü ekiplerinden birini elimizden kaçırdığımız için üzüldüğümüz ana şahit oluyoruz. Takım adına sevindiren bir gelişme.

Şimdi sırada haftasonu oynanacak olan Fenerbahçe derbisi var. Umarım bu karşılaşmada Lazio maçının ilk yarısında gösterilen performansa benzer bir oyun ortaya koyup bu maçtan da istediğimiz puanları alırız.

20 Eylül 2013 Cuma

Şans devam ediyor



Uefa Avrupa ligiilk maçında Güney Kıbrıs ekibi Limassol'un konuğu olan Trabzonspor 1-0 yenik düştüğü maçı 2-1 kazanmasını bildi.

Kadrolar ilk açıklandığı andan itibaren herkesin kafasında sahada nasıl bir dizilim olacağı, sol kanatta kimin görev yapacağı soruları vardı. Maç başladığı anda son haftalarda sürekli olarak sol bek görevinde bulunan Olcan sağ açığa, sol kanat ise tamamiyle Aykut Demir'e teslim edilmişti. Bosingwa'nın maç eksiği olmasına rağmen iyi görüntü sergilemesi ve MAlouda'nın gerçekten futbolu futbol olsun diye oynaması takdir edilecek cinstendi. Yusuf'un başarılı performansının ardından kesik yemesi ise gerçekten tartışılacak bir durumdu.

Bazen kendimi alamıyorum Mustafa hoca Hollanda'ya gerçekten futbol konusunda kendisini geliştirmek için mi gitti diye. Bu düşünceme sebep olan durum ise oyuncu değişikliklerinde yaptığı hatalar. Var olan sonucu koruma durumu Trabzonspor futbol anlayışına yakışmayan cinsten.

Maçın hakemine gelelim. En ufak pozisyonda bizim oyuncularımıza kolayca kart gösteren İspanyol hakemin rakip futbolcuları es geçmesi de gözden kaçırılacak bir durum değildi.

Trabzonspor Avrupa da ki şansının yardımıyla halen iyi sonuçlar almaya devam ediyor. Umarım uzun bir süre devam edecektir.



2 Ağustos 2013 Cuma

Dalya galibiyeti



Avrupadaki 100. maçında Belarus ekibi Minsk karşısına çıkan Trabzonspor son haftalardaki performansı ve gollleri ile dikkat çeken Henrique'nin golü ile sahadan 1-0 galip ayrılmasını bildi.

Deplasmanda alınan bu galibiyet ile turun kapısı bir nevi açılmış oldu.

Fakat halen ciddi bir rakip ile mücadele edilmemesi takım hakkında belirleyici yorumlar yapılmasına imkan vermiyor.

Dün akşam sahada izlediğimiz Volkan halen bir çok gol pozisyonun harcanmasına neden olurken, defans hattının inanılmaz hataları güçlü rakiplere karşı takımı zor durumda bırakacak nitelikte.

Yeni transfer Malouda'nın ise fiziki olarak halen hazır olmadığı görüldü.

Trabzonspor bu turuda bir şekilde geçecektir, belki play-off da geçilecektir ama takım olarak halen olumlu bir görüntü sergilememekte.

Mustafa hocanında kendinden beklenen kadro yapısını bir türlü sergileyememesi akılları karıştıran başka bir husus.

Rövanş maçında dün akşamın bana göre en iyisi olan Colman'ın kırmızı kart görmesinden dolayı olmayacağı takım için büyük eksiklik.

Ayrıca her gelen hocanın Adrian'ı erkenden oyundan alma olayınıda bir türlü çözmüş değilim.

Kazanan takım bozulmaz prensibinden uzak ve saha içinde çok daha iyi bir takım izleyeceğiz umarım.

Ayrıca maç sonu sahada yaşanan tartışmada tüm takımın o bölgede olması da bir şeylerin değiştiğini göstermekte.

26 Temmuz 2013 Cuma

Kolay Tur



Trabzonspor 4-2'lik maçın rövanşında İrlanda'da Derry City'nin konuğu oldu.

İlk maçtaki kadro ile sahaya çıkan Trabzonspor sahadan 3-0'lık farklı bir skor ile sahadan ayrılırken İnter galibiyetinden sonra ilk defa deplasmanda kazanmasını bildi.

Fakat ortaya konan oyun halen kimseyi tatmin edecek düzeyde değildi.

Defanstan top ile çıkamamalar, orta alanda pas trafiğinin kısır olması ve tek forvetli bir Trabzonspor kafaları kurcalamaya yetiyor.

Kanatlardan etkili gelme çabaları oyuncuların bireysel davranışları yüzünden sonuçsuz kalıyor.

Özellikle Volkan Şen'in kendine bile çalım atma mücadelesi bir çok ataktan olmasına neden oluyor Trabzonspor'un.

Bir sonraki rakibin Belarus ekibi Minsk olması Trabzon'u belki yine fazla zorlamayacaktır fakat takım görüntüsünden uzak olan Trabzonspor'un ciddi rakipler ile karşılaşmadan biran önce takım oyununu oturtması gerekiyor.

Dün akşam ki maçın adamına gelirsek attığı iki gol ve yaptığı asistle Henrique olarak görünüyor.

19 Temmuz 2013 Cuma

Hoşgeldin Stres



Trabzonspor 2013-2014 sezonunun ilk resmi maçına Avrupa Ligi eleme mücadelesinde Kuzey İrlanda Ekiplerinden Derry City karşısında çıktı.

Kadro olarak geçen yıldan farklı bir diziliş içinde çıkmayan Trabzonspor maçtan 4-2 'lik skor ile ayrılmasını bildi.

Rakibin pozisyon bulmadan 2 gol bulabilmesi defans hattının ne kadar vahim bir durumda olduğunu gözler önüne seriyordu.

Futbolcuların tam olarak hazır olmadıkları ise maç esnasında göze çarpıyordu.

Olcan, Colman ve Adrian dışında sergilenen oyun hoşa gitmeyen cinstenti.

Alınan 2 farklı sonuç turu geçmek için yeterli olabiliecektir fakat bu düzeyde ki bir takımdan 2 gol yenilmesi ileri maçlarda takımı daha zor duruma sokacaktır.

Ayrıca bir parantez açmak gerekirse Zeki Yavru 61 numaralı forması ile uzun yıllardır sıkıntısını çektiğimiz sağ kanat olayına son verecek görüntüsü sergiledi bizlere.

Yeni transfer(ler)in de takıma katılması ile daha zevkli bir Trabzonspor izleyebiliriz umarım.

24 Ağustos 2012 Cuma

Kolay rakip psikolojisi



Trabzonspor Uefa Avrupa ligi gruplarına kalmak için önünde ki Macar ekibi Videoton engellini aşmak zorundaydı.

Kurada Videoton ismi karşımıza çıkınca herkesin aklında kolay bir rakip, yedekler ile bile çıksak rahat galibiyet alacağımız konuşuluyordu.

Videoton takımının sahaya gol yememek için çıkacağı belli iken Trabzonspor'un tek forvet olarak sahaya Halil ile çıkması akıllara soru işaretlerini getirdi.

Videoton takımının sert oyunu karşılığında maç hakemininde bir türlü kartları gösterememesi sertliğin dozunu arttırmalarına müsade eder nitelikteydi.

Yapılan iki mecburi sakatlık değişikleri oyunun seyrini değiştirecek nitelikte olmadığından Videoton takımı sahadan istediği sonucu alarak ayrılmasını bildi.

Bu sonuçla Trabzonspor içinde ki yönetime ve hocaya muhalif kesimin de artık sesi oldukca yüksek çıkmaya başladı.