15 Şubat 2015 Pazar
Siyasi pankart sorunsalı
Maç yazısına başlamadan önce yazılması gereken farklı bir konu var ortada : "Özgecan ASLAN".
Özgecan ASLAN isimli genç kız daha hayatının baharında iken insanlıktan nasibini almamış 3 şerefsiz tarafından insanın anlatmaya bile dilinin varmadığı bir şekilde yaşamına son verildi. Dini, dili, ırkı, ideolojisi, şehri hiç farketmez bu olayı yapanların insanlıktan nasibini almamış hayvanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiği düşüncesinde tüm toplum. Sosyal paylaşım siteleri, haber kurumları, spor kulüpleri hep bir ağızdan bu olay hakkında düşüncelerini bildirdiler.
Maç esnasında Trabzonspor taraftar gruplardan Vira'nın Özgecan Aslan adına yaptırmış oldukları pankart siyasi ! amaç taşıması nedeniyle stada sokulmadı. Siyasi derken. Neye göre, kime göre siyasi. Bu isim neden siyasi bir olgu içersin. Bu ismin stadda gözükmesinde hangi guruh rahatsız olabilir ki. Basketbol maçında açılan pankarttan farklı bir pankartın sokulacağını sanmıyorum. Orada siyasi amaç taşımazken neden futbol maçına sokulmasında siyasi amaç bahanesi öne sürülebilir ki.
Maça geldiğimizde eksik oyuncularının çokluğundan ötürü sınırlı bir oyuncu kadrosuyla maça başlayan Trabzon gol atmakta yine duran toplarda ki üstünlüğünü sürdürmeye devam ediyor. Yenilen gollerde ise defans ve kaleci hattının hataları oyunu zora sokuyor. Rakip takımın iki defa kaleye gelip ikisinde de golü bulması oyun disiplinden uzak olduğunun göstergesi durumunda.
Haftaiçi oynanacak olan Uefa mücadalesi öncesinde onca eksiğe rağmen alınan 3 puan takıma ve taraftara moral oldu. Umarım sakat oyuncularının da takıma katılması ile Napoli maçı istediğimiz skorla sonuçlanır.
Resim İsmail Düzgün'e aittir.
2 Aralık 2014 Salı
Pazartesi Sendromu mu
Pazartesi günleri her insan açısından sıkıntılı bir gündür. Bir pazar tatilinin ardından işbaşı yapmak her daim can sıkıntısı olur bizlere. Pazartesi gününü bu monotonluktan kurtarmanın tek çıkış yolu o gün Trabzonspor'un maçının olmasıdır. Hele hele geçtiğimiz haftasonu Galatasaray'ı İstanbul'da farklı galip etmiş, haftaiçi Avrupa kupaları grup maçlarında bitime 1 hafta kala üst tura çıkmış bir Trabzonspor var ise o pazartesi günü insana mutluluk veren cinsten olur.
Ligdeki yabancı sınırlamasından ötürü ligde ve Avrupa maçlarında farklı isimlerin görev yapması bizlere farklı oyun tarzı yansıtmıyor. Takıma kim girse üzerine düşen görevi layıkıyla yapıyor ve mücadele azmini izlerken görebiliyoruz.
Gençlerbirliği karşısında daha ilk yarıdan 3-0 lık bir skora sahip olan bir Trabzonspor'a şahit olduktan sonra o sıkıntılı maç takip etme günlerin ne kadar insan ömründen aldığının farkına varmış olduk. İkinci yarıda fark olmasına rağmen Ersun hocanın defansif özellikli oyuncuyu çıkarıp yerine forvet özellikli oyuncuyu sokması ve maç anında sürekli olarak ileri yönlü oynanmasını istemesi taraftarın ruhuna sahip bir adamın saha kenarında olmasının yansıması şeklindeydi.
Trabzonspor sahadan 4-1 lik skor ile ayrılırken Cardozo yaptığı hattrick ile maçın adamı oldu. Ayrıca Trabzonspor kendi rekoru olan koşu mesafesini de 116 km çıkararak saha içindeki mücadelenin ne denli etkili olduğunu gösterdi.
Yoğun bir maç temposu bekleyen Trabzonspor'un önünde Türkiye kupası grup maçlarının ardından ligin göze hoş futbol oynayan ve şuan lider konumda bulunan Beşiktaş mücadelesi sabırsızlıkla bekleniyor.
28 Kasım 2014 Cuma
Trabzonspor'dan Dalya
Avrupa ligi 5. mücadelesinde Trabzonspor kendi evinde Ukrayna'nın Metalist takımını ağırladı. Trabzonspor'un alacağı galibiyet sonrası bir üst tura çıkması garantileşecekti.
Yabancı sınırlamasından muzdarip olan Trabzonspor tüm yabancı oyuncularını aynı anda sahaya sürebilme fırsatını sadece Avrupa maçlarında bulabiliyordu. Ersun hocanın sahaya sürdüğü kadro uzun süredir taraftarın görmek istediği bir hucüm hattına sahipti. Daha maç başlamadan taraftar farklı bir galibiyet beklentisi içine girmişti bile.
İlk yarı istenilen futbol ortaya konamasada devreyi 1-0 üstünlük ile kapattık. İkinci yarı yenilen talihsiz gol sonrası hakemin vermiş olduğu abartılı ikinci sarıdan kırmızı sonrası 10 kişi kalan takımımız için işler daha zor olacak düşüncesine kapılmışken takımın ortaya koyduğu kazanma ruhu maçtan 3-1 lik skor ile galip ayrılmamızı sağladı.
Takımda başta kaptan Bosingwa olmak üzere, Mehmet ve sonradan oyuna giren Sefa'nın performansları ruhu okşayan cinstendi. Bosingwa için şurada satırlara yer ayırmak onun şu yaşta oynadığı futbola haksızlık olur deyip susuyorum.
Trabzonspor'un Avrupa kupalarındaki 100. golünü atmakta Belkalem'e nasip oldu.
Trabzonspor grubun son maçında Legia deplasmanında grup liderliği için mücadele edecek. Geçen yılki gruplardan sonra çektiğimiz kurayı gördükten sonra acaba lider olmasak mı demek geliyor insanın içinden. Nemelazım yine Juventus ayarında bir takımla karşılaşmak için şuan oldukça erken.
Son bir not Trabzonspor'un Avrupa mücadelesinindeki galibiyetlerinin en kötü yanı ülke puanına olan katkısıdır.
23 Kasım 2014 Pazar
Fırtına Esti
Dünya kupasında başarılı grafik çizdikten sonra Trabzonspor'a verilmiş bir sözü olduğundan dolayı Trabzonspor'un başına geçen Vahit hoca sürekli olarak rahatsız ve suçlayıcı tavırlarıyla aslında herkese istemsiz olarak takımın başına geçtiğini hissettiriyordu. Transfer isteklerine yönetimin karşılık vermesi bile onu bir türlü tatmin etmiyordu. Saha içinde alınan sonuçlarda artık kimseyi memnun etmeyen cinstendi. Bu sonuçlar üzerine Vahid hoca halen takımın başındayken başka bir hoca ile anlaşıldı haberleri yayılmaya başlamıştı ve bir Avrupa maçı öncesi uzun süredir ismin geçen Ersun Yanal ile anlaşma sağlandı artık kesinleşmişti.
Ersun Yanal çoğu Trabzonspor taraftarı tarafından 2010-2011 sezonu şampiyonluk kadrosunun mimarı olarak görülmektedir. Fakat kendisinin daha sonra oyuncuları ayartma gibi olaylarda yer alması ve geçen sene oynanan Trabzonspor - Fenerbahçe karşılaşmasındaki proveke olayından dolayı çoğu Trabzonspor taraftarının sıcak bakmadığı bir isimdi kendisi. Tek görüş ise futbol konusundan takıma çok şey katabileceği yönündeydi.
Milli maçlar arası sonrası tam olarak takımla çalışma şansı bulamayan hocanın birde Galatasaray deplasmanına çıkacak olması kafalarda nasıl bir oyun tarzı olacağı düşüncesi oluşturdu. Tek olumlu yön ise Galatasaray'ın son haftalardaki kötü performansıydı.
Maçın ilk 20 dakikası ile geri kalan dakikalarında maç iki şekilde değerlendirilebilir. İlk 20 dakika oyunu tartmaya çalışan Trabzonspor ve geri kalan dakikalarda oyunun hakimi olan Trabzonspor. Bu hakim olma skorada yansıyınca maçtan 3-0 galip ayrılmasını bildik ve son 14 İstanbul deplasmanında kazanamama şansızlığını da yenmiş olduk.
Maçın hakemini maçın kaderini değiştirecek bir hataya! sebep oldu. İlk golden önce verilemyen penaltı ve kırmızı kart pozisyonun devamında gol olması hakemi ipten aldı.
Son olarak kaptan Bosingwa. İki milli maçta oynadıktan sonra ligdeki maçta da inanılmaz bir performans sergilemesi futbol ruhunu okşayan cinsten. Umarım bu performansı sürekli olur kaptanın.
16 Kasım 2014 Pazar
Milli hain
Milli forma altında sahaya ısınmak için çıkan Fenerbahçe futbolcusu Volkan Demirel kendisine yapılan protestolar sonucu sahayı terk edip evine gitti. Peki neden o kadar oyuncu varken protesto bu oyuncuya yapıldı. Tamam belki bu protestonun altında Galatasaray'ın stadında maçın oynanmasının katkısı olsa da Volkan Demirel isimli futbolcu Türk futbolunun en karaktersizlerinin başını çekmektedir.
Duyumlara göre eşi hakkında bir taraftarın yaptığı yorum sonrası böyle bir davranış sergilediği söyleniyor. Evet bir kişiye bu şekilde vurmak bizim kültürümüze yakışmayan bir davranış. Peki Volkan o formaya yakışıyor mu onu da sorgulamak gerekiyor. Aslında 3 temmuz sonrasında ülkede futbol adına güzel giden tek bir durum söz konusu değil ki.
Son yıllarda özellikle Fenerbahçe camiasına mensup insanların böyle olayların içinde olması da tesadüfi olmadığının göstergesi. Kanırta kanırta, şike şike, koyduk mu gibi söylemlerin hep aynı kulübe ait olması da örnekler arasında.
Şimdi gelelim olması gerekene :
İlerleyen günlerde nasıl bir yaptırım olacağını merakla bekliyoruz açıkçası.
Ne demişti bir Trabzonspor taraftarı : "Ahımız var ahımız" Tüm yaşananların özeti bu protesto da gizli aslında. Volkan, Emre, Terim ve türevlerinin aynı sona maruz kalmasını temenni ediyorum.
Bir de dipnot acaba şu hareketi farklı bir futbolcu yapsa verilecek tepkileri de merak etmiyor değilim.
23 Ekim 2014 Perşembe
Ötekileştirdikleriniz
Trabzonspor ülke puanına son yıllarda en çok katkısı olan takım olarak ön plana çıkmaktadır. Peki kendi ülkesinde hak ettiği değer veriliyor mu kendisine isterseniz bir göz atalım.
2010 - 2011 sezonunda şike yaptığı tüm mercilerce kanıtlanan takımdan halen hakkı olan şampiyonluğunun teslim edilmemesi. Tabi ki tek bir satırla anlatamayız bu olayı daha öncede bunun mücadelesini bir çok yazımda kaleme almıştım.
Tarih 18 Ekim Trabzonspor Cska deplasmanı için Rusya'ya giderken o zamanın ulusal gazetelerinden biri Cska Moskava'nın tur şansından bahsediyordu kendi takımı yerine ve ulusal gazeteler Trabzonspor'un mağlubiyeti için "Dondu kaldı" yazarken İstanbul takımları için "Donduk kaldık" şeklinde başlık atmaktan çekinmiyorlar.
Tarih 7 Aralık 2011. Trabzonspor Şampiyonlar liginde bir üst tura kalma mücadelesi verirken Türkiye Futbol Federasyonun bu durum pek hoşuna gitmiyor ki anlaşılan derbi diye nitelendirdikleri ama sadece kendi ülkesinde izlenen maçı aynı güne vermesi tesadüf bir durum olamaz.
Yıl 2014 yine Trabzonspor Avrupa sahnesinde ve yine hak ettiği değer verilmiyor bir türlü. Peki ne yaptı Trabzonspor bu ülke medyasına veya futbol kurumlarına. Tek suçu avrupa maçlarında başarılı sonuçlar elde edip o arenada gün geçtikçe başarılı performans sergilemesi mi suç. Nedir söyleyin bilelim yani.
Evet Trabzonspor bir Avrupa mücadelesinden daha 3 puan alarak sahadan ayrıldı ve büyük ihtimal yine gruptan çıkıp adını bir üst tura yazdıracak ve evet yine siz bunu gör(eme)mezlikten geleceksiniz. Ne diyelim size at gözlüklerinizle nice yıllar dileriz.
19 Ekim 2014 Pazar
Kafalar sağlam
Yine bir milli ! takım arasından daha dönmüş bulunmaktayız. Futbolcularımız ligde alınan kötü sonuçların oluşturduğu psikolojiyi yenmiştir umudunu taşıyarak beklediğimiz bir lig maçı geldi çattı. Son haftaların en formda ekibi olan Mersin karşısında eksik oyuncuların bulunması nedeniyle ideale en yakın kadro sürdü Vahid hoca sahaya.
Revire dönen takımımıza bir eksik daha katıldı ilk yarının son dakikalarında Mustafa Akbaş ile. İlk yarısı 0-0 biten maçın ikinci yarısında oyuna daha fazla hakim olan takımımız golü de erken buldu. Rakibin 10 kişi kalması ile aradaki farkın daha da açılacağı düşüncesi hakim iken hakemin verdiği saçma penaltı durumu eşitledi. Penaltı verilen pozisyon futbol mücadelelerinde en sık rastlanan durumlardan biridir ve çoğunlukla görmezden gelinen bir durumdur. Ama bir şekilde rakip oyuna ortak olmalıydı di mi. Neyseki oyundan kopmayan futbolcularımız maçın 3-1 lehimize sonuçlanmasını sağladı.
Maçtan notlara gelince Fatih'in özellikle penaltı pozisyonunda (ki rakibin akılda kalan başka pozisyonu yok ) gösterdiği başarı kalemizin yine sağlam ellerde olduğunun göstergesi durumunda. Cardozo'nun becerisi ile gole kavuşması ileri ki haftalar açısından bizi mutlu eden oaylar arasında. Ayrıca defans oyuncularımızın da gol yönünden takıma katkı vermesi alacağımız puanlar açısından mutlu edici.
Duran topları artık etkili kullandığımız bir sezon yaşıyoruz. Attığımız 3 golünde kafa ile gelmesi yapılan ortaları iyi değerlendirdiğimizin sonucu. Önümüzde şuan Avrupa maçı var ve umarım daha fazla sakatlık yaşamaz takımımız ve başarılı sonuçlara devam ederiz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









