Zapals.com

8 Mayıs 2014 Perşembe

Adalet için Fener'i yak

3 Temmuz'da başlayan şike sürecinin halen sonuçlanmaması üzerine ki bir çok adli organ tarafından kararları alınmış olmasına rağmen şikeci tarafın gün geçtikçe çığırtkanlığı yükselmekte.

En son yapılan "Adalet için Fener Yak" reklam klibiyle bir çok sanatçının ! böyle bir haksızlık karşısında sahne almaları ülkede ki ahlaki sorunun ne boyutta olduğunun bir göstergesiydi.

Sorgulanması gereken bu sanatçıların o klipte yer almaları gerçekten bu davanın haksızlığı mı, taraftarı oldukları kulübe bağlılık mı yoksa klipte oynamak için teklif edilen miktar mı ? Maddiyat konusunda pek sıkıntıları olmadığını düşündüğüm bu insanların haksızlık konusunda tek bir ağız birliği yapmaları ülkenin adelet organına güvensizliklerini ortaya koymaktadır.

Klibe ilk tepkiler ise yine davanın haklı tarafında yer alan Trabzonspor taraftarları tarafından geldi. Adalet için Fener'i yak sloganıyla yola çıkan taraftarlar hazırladıkları karşı klip ile Fenerbahçeli sanatçılara! güzel bir cevap verdiler. İşte Trabzonspor taraftarlarının hazırlamış oldukları reklam filmi :


31 Mart 2014 Pazartesi

Benim oyum Trabzonspor'a



Ülke futbolunun siyasetin elinde olduğu gerçeği son yıllarda yaşanan şike sürecinden sonra kendini iyice belli eden bir durumdu.

Trabzonspor'a gönülden bağlı olan insanların bu seçim sürecinde daha önce peşinden gittikleri partilerini desteklememe kararı alacakları ve oylarını kendi yaptıkları pusulalara atacakları dedikodusu ortada dolanırken seçim işlemi devam ederken sosyal medyada oy pusulalarına yapıştırılmış Trabzonspor logolu sticker resimleri yerlerini almaya başlamıştı bile.

Şike sürecinde iktidar ve muhalefet partilerinin yanlı tutum sergilemeleri, parti liderlerinin adaletsiziği, hırsızlığı sabunmaları gibi nedenler Trabzonspor taraftarının aklına böyle bir protesto getirdi. Amaç sadece yapılan haksızlığa karşı bir işaretti. Tabi anlayabilene !

Stickerlı eylem birçokları tarafından alay şeklinde veya gülünç bir durum olarak karşılansa da Trabzonspor taraftarı bu eylemden oldukça memnun ve içi rahat.

Trabzonspor taraftarının bu eylemine karşılık Trabzon halkının DİK! duruşu ise oldukça manidardı.

11 Mart 2014 Salı

Futbol Terörü mü ?

3 Temmuz şike sürecinden bu yana haklı davasında bir türlü hakkı teslim edilmeyen bir taraf var : " Trabzonspor". Avurpa ve Türkiye'de bir çok merci tarafından haklılığı yasal yollarla kanıtlandığı halde Türkiye Futbol Federasyonu isimli kuruluşun bir türlü gerekli kuralları uygulamamakta ki kararlılığı yıllardır süregeliyor.

Trabzonspor taraftarı sesini Türkiye'de ve avrupada yaptığı eylemler olsun, yapılan mail organizasyonları olsun ve bir çok yolla arama yoluna başvurdu. Fakat lobi olarak çok güçlü bir yapıya sahip olan hırsız taraf kanadından bunlar görmezlikten gelindi. Ama taraftarın da bir sabrı vardı ve bu hep böyle sakin bir şekilde devam etmeyecekti.

Fenerbahçe maçı öncesi Trabzon Valisinin almış olduğu sniperlı güvenlik önlemleri de zati pimi çekilmiş halde olan taraftarı çılgına çevirmek için yeterli sebeplerden biriydi.

Saha içindeyse maç öncesi ve maç içinde Fenerbahçeli futbolcuların kışkırtıcı davranışlarına ise söylenecek tek bir kelime dahi bulmakta güçlük çekiyorum. Ve beklenen oldu o 3 yıldır hakkını adli ve sakin yollarla arayan Trabzonspor taraftarı patlamayı yaşadı. Maçın hakeminin de İstanbul da aynı olaylar karşısında sergileyemeyeceği davranışı burada sergilemesi için bir fırsat doğmuştu artık.

Peki bu ülke böyle durumlara ilk defa mı sahne oluyordu bir bakalım isterseniz :





Peki bu görüntülerin hangisi Trabzon'da yaşananlar kadar konuşuldu. 

Dün Trabzon'da yaşanan olayları utanç verici olarak adlandıran televizyon yorumcuları şikeden dolayı avrupadan ceza almış bir takımın üstüne neden bu kadar gitmedi. 

2 Mart 2014 Pazar

Deneme tahtası



Haftaiçi Avrupa kupası mücadelesinde Avni Aker de futbol adına bir şey ortaya koymadan Juventus'a kaybeden Trabzonspor deplasman maçı için Konyaspor'un rakibi oldu. Belki diyorsunuz rakip Juventus elemeyi mi bekliyorsun diye ama İtalya'da oynanan maçın 2. yarısındaki gibi bir futbol bekliyordum açıkcası. Maçtan önce açıklanan kadroya baktığımızda ise anlam verilemeyen bir kadro yapısı ile maça başlamıştık.

Konyaspor maçında sahaya sürülen kadroya baktığımızda ise durum yine kafa karıştırıcıydı. Ortasahasız bir takım olarak mücadele edecektir. Pas trafiğinin olmadığı ve oyunun bir türlü kurulamadığı bir takım anlayışı nasıl olur bunun örneklerini yaşıyor Trabzonspor bu yıl.

Trabzonspor'un bu sezon başına geçen tüm hocalar bir şeyler deniyor takım üzerinde. İnanılmaz kadro kurma potansiyelleri, oyun içinde yapılan abes oyuncu değişiklikleri  ... İnsan bazen düşünüyor bir büyü mü var acaba diye. Neden kendilerinden beklenilen hamleleri yapamaz bu insanlar bu takımın başında. Bu işi bilmiyorlarsa neden kabul ederler yada böyle bir görevi.

Neyse Trabzonspor bir deplasman maçından daha 3 puan alamadan döndü. Maçın adamı sıfatı olarak her daim ön sırada onun ismi geçiyor "Onur". Alex, Özer, Bosi ve Yumlu da öne çıkan oyunculardı.

Trabzonspor son 2 maç da sergilediği futbolu Fenerbahçe maçında sergiler ise taraftar nefretini Fenerbahçeden önce Trabzonsporlu futbolcularının üzerine kusabilir.

21 Şubat 2014 Cuma

Farklı oyunlar



Ligde son haftalarda sergilenen oyun ve alınan skorlardan sonra Juventus karşısında çıkacak olan Trabzonspor'un Torino'da bir hezimete uğrayacağı düşüncesi mevcuttu herkeste. Teknik adam değişiklikleri, sakat oyuncuların belirsizliği eşliğinde Torino'da maç başladı.

Maçın skor göstergesini kapatıp maçı taraflı - tarafsız gözlerin izlenimine sunduğumuzda maçın sonunda yapılacak yorum herhalde şu şekilde olurdu : " Maç tamamiyle Trabzonspor'un hakkıydı". Trabzonspor maçın genelinde ortaya koyduğu futbol ile ligi ve avrupayı ayrı önemsediğini göstermiş oldu biz futbolseverlere.

Talihsiz yenilen golün ardından ikinci yarı yapılan değişiklikler ile takım adeta oyuna ağırlığını koydu. Verilmeyen gol, penaltı, fauller ve kartlar maçın kısa ve öz özetiydi aslında. Beraberlik golünü ararken Juventus gibi güçlü bir takım karşısında 2. golü yemeniz tabi ki kaçınılmaz bir sondu.

Oyuncuların performansına değinecek olduğumuzda özellikle Zokora başta olmak üzere takımda herkes verilen görevi layıkıyla yaptı.

Maçın başında Juventus'a Trabzonspor'un böyle bir futbol ile karşısına çıkacağı söylenseydi herhalde 1-0 a razı gelirlerdi kendileri de.

Son dakikada yenilen gol olmasa Trabzon için tur şansı oldukça yüksek olacaktı.




21 Ocak 2014 Salı

Protesto gibi protesto

3 Temmuz şike sürecinden bu yana ülkede hep haksızlığa uğrayan bir grup var : "Trabzonspor".

Medyasından, hükümet partisinden, muhalif partilerden, futbol federasyonundan ve aklınıza gelebilecek bir çok kurum tarafından ötekileştirilen bir takım Trabzonspor. Bunca engele rağmen Trabzonspor taraftarı sessiz kalmadı ve hakkını meydanlarda ve futbolun sorumlu olduğu kurumlara düzenlediği mail ve mektuplar ile aradı.

Yurtdışı tüm kaynaklardan şampiyonluğu onaylanan bir kulüp olan Trabzonspor'un bir tek hakkı bulunduğu ülkede kendisine teslim edilmiyordu. En son açıklanan Yargıtay kararlarından sonra ise dünyanın en büyük şike kulübü olan Fenerbahçe'nin daha başka çıkış yolu arayamayacağı söz konusu iken son günlerde yaşanan Cemaat - Hükümet çekişmesinden de kendine pay çıkarmasını bildiler.

Ekranlara çıkan yorumcuların da ( ki hemen hemen hepsi Fenerbahçe beslemesi) Yargıtay kararlarının tekrar yargılama yoluna gidebileceği hatta bazılarının abartarak; 65 yaşında bir adamın cezaevinde yatmasının doğru olmadığını söylemesi veya Cumhurbaşkanının bir spor kulübü başkanı için özel af istemesi gibi uçuk açıklamalarda bulunmaları.

Tüm ülke neredeyse seferber olarak yapılan bir hırsızlığı örtbas etmek için verdiği mücadeleyi izliyor. Bu hırsızlığı yapan adamın ise bir kahraman edasıyla savunulması ve karşılanması ise ahlak kurallarının hiçe sayıldığının bir göstergesi durumunda.

Trabzonspor taraftarı ise Karadeniz aklını kullanarak, kaba kuvvete baş vurmadan protestolarına ve hak arayışlarına devam etmektedir.

Son günlerde Twitter adlı sosyal paylaşım sitesinde dünya üzerinde ki ülkelerin bayraklarını profil resmi yaparak Türkiye'de yaşanan adaletsizliğe farklı bir protesto girişiminde bulundular.

işte o protestodan ekran görüntüleri. ( Hakan Genç'e teşekkürler)












29 Aralık 2013 Pazar

Devre kapanışı



İlk yarının son maçında Avni Aker Stadyumunda Antalyaspor'u konuk etti takımımız.

Hocanın değişmeyen ilk 11'i yine sahada yer alıyordu. Kendisinden beklenen hamleleri bir türlü yapamıyordu hoca. Sol bek oyuncusuna sahip iken orada takıntılarının deneme çalışmaları devam ediyordu. Colman'ın da cezalı olduğu haftada bir nevi ortasahasız maça başlamayı tercih etti.

İlk yarısı 1-1 biten mücadelenin ikinci yarısında yaptığı Emre - Adrian değişiklikleri maçın kontrolünün elimize geçmesini sağladı. 82. dakikada Emre Güral'ın attığı gol ile sezonun ilk yarısını galibiyet ile kapattık.

Maç sonu istifa eden Mustafa hoca başkan tarafından ikna edilerek tekrar geri dönderildi. Aralarında geçen konuşmalarda ne gibi sözler verildi bilemiyoruz fakat gelen haberler tüm kontrolün hocaya ait olduğu yönünde.

Mustafa hocanın zamanında kendisine ait olan arabayı satıp Hollanda ya gittiğini biliyoruz. Umarım transfer konusunda oradaki yaşamının meyvelerini görürüz.

İlkyarı sonunda Avrupa kupalarına katılmak için en yakın rakibi ile 5 puan farkı olan Trabzonspor deplasman karnesini düzelttiği takdirde üst sıralarda yer alacaktır.

Devre arası transferlerinde başarılı bir grafik çizilirse Uefa Kupasında Juventus engelinin de aşılabilmesi ihtimaller arasında.